(1086 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2003 tarih ve 1999/1152 - 2003/80 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin uhdesinde bulunan 01 .. 872, 01 .. 438 plakalı otobüsler ve 01 .. 417 plakalı minibüs ile davalı şirketin personel taşımacılığını üstlendiğini, müvekkilinin davalıya verdiği hizmet karşılığını fatura etmesine rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 5.468.250.000.-TL. nın fatura tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile taşıma sözleşmesi yapmadığını, davacı tarafından gönderilen faturaların Abidin T. isimli eski şirket muhasebe müdürüne tebliğ edildiğini, bu tebliğ işlemlerinin sahte olup, Abidin T. hakkında yapılan şikayet üzerine adı geçenin halen Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını, faturaların ticari defterlerine de kayıtlı olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı tarafından akdi ilişkinin reddedildiği, salt faturanın taşıma işinin tek başına kanıtı olamayacağı, davacı defterlerinin kapanış tasdiki bulunmadığından lehine delil teşkil etmeyeceği, davacının davalı tarafa yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, taşıma sözleşmesinden doğan navlun alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafından sözleşmenin inkar edilmiş olması karşısında, sözleşmenin varlığını ispat yükünün davacıya düştüğü ve davacının bu ilişkiyi kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu hususta yeterli araştırma yapıldığından söz etme imkanı bulunmamaktadır. Davacı vekilince, davalı şirket yetkilisince Adana Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/554 Esasında kayıtlı dava dosyasında taraflar arasındaki ilişkinin ikrar edildiği, ayrıca Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1999/656 sayılı dosyası içerisindeki tanık anlatımlarına delil olarak dayanıldığı belirtildiği halde bu dosyalar üzerinde bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki ilgili dava dosyalarının incelenip, değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy