(6762 S. K. m. 47) (1086 S. K. m. 388, 389)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.04.2003 tarih ve 2001/379 - 2003/152 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalılardan R. Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2004 günde davacı avukatı S.A. ile davalı R. Tekstil Konfeksiyon San. Tic. Ltd. Şti. avukatı A.E. gelip, diğer davalı TPE avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin Retro ibaresinin 18-24-25. sınıf için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı R. Tekstil Konf. San. Tic. Ltd. Şti.'nin itirazı üzerine 18. ve 24. sınıflar yönünden müvekkili talebinin Markalar Dairesi, müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilince tescili istenen Retro ibaresi ile davalı şirket adına tescilli RETKO markasının benzer olmadığını ve müvekkili şirketin davalı şirketten daha önce kurulduğunu ileri sürerek, öncelikle YİDK Kararının iptali ile davacı şirketin RETRO ibareli marka tescil başvurusunun 18. ve 25. sınıflarında tanımlanan malları da kapsar biçimde tesciline, aksi halde davalı şirket adına tescilli RETKO markasının müvekkili şirket ünvanına haksız şekilde tecavüz eder nitelikte olduğundan, TTK'nun 47/2'nci maddesi gereğince ticaret ünvanının ticaret sicilinden terkin edilmesine, davalı şirket RETKO ibareli markasının hükümsüzlüğüne, müvekkili şirket başvurusunun 18. ve 25. sınıflar için tesciline, davalının RETKO markasını kullanılmasının haksız rekabet olduğunun tespit ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı S. Tekstil Konf. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin marka tescil başvurusunun daha önce olduğunu, davacının marka ve ünvanın terkini talebini bir arada ileri süremeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili enstitü kararının yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ticaret ünvanının davalıdan önce tescil edildiği, davalının davacının RETRO ibaresi ile iltibas yaratacak şekilde RETKO sözcüğünü ünvan ve marka olarak tescil ettirmesinin davacının ticaret sicil ünvanına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davalının RETKO markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının bu markanın kendi adına tescil isteminin reddine, davalının ticaret ünvanından RETKO sözcüğünün terkinine, davalının ticaret ünvanında ve markasında bu sözcüğü kullanmasının önlenmesine, davalının ürettiği ürünlerde dava tarihine kadar RETKO sözcüğünü kullanması tescilli marka ve ünvana dayalı olduğundan, bu eylemin haksız rekabet olduğunun tespiti isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davalı vekili, diğer talepleri yanında Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptalini de talep ve dava etmiş, mahkemece bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre kararın taraflara tahmil ve bahşedilen vazife ve hakların şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette sarih ve açık olarak yazılması gerekir. Yine aynı kanunun 388/son maddesi uyarınca da, tarafların istek sonuçlarının her biri hakkında açıkça karar verilmesi gerekir. Belirtilen yasa hükümleri karşısında mahkemece, davacı tarafın Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemi hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 375.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000. lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy