(2918 S. K. m. 99) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Osmaniye Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.03.2003 tarih ve 2000/4 - 2003/403 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı İ. Sigorta A.Ş. ile T. İnş. ve Tes. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkiline ait araca tamamen kusurlu olarak hasar verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000.000.-TL. nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı T. İnş. ve Tesisat A.Ş. vekili, kazada davacı tarafın kusurlu olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ve davalı Mehmet Ç. davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kazada davalı tarafa ait araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 500.000.000.-TL. nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar T. İnş. ve Tesisat A.Ş. vekili ve İ. Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı T. İnş. ve Tes. A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı sürücünün kazada % 100 kusurlu olduğunu belirterek, 500.000.000.-TL. nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkemece davalı sürücünün % 50 kusurlu olduğu kabul edildiği halde, HUMK. nun 74 ncü maddesi hükmüne aykırı olarak talep aşılacak şekilde dava aynen kabul edilmiştir. Davacı talebinin kusur oranlarına göre indirime tabi tutulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece, esas hakkında verilen hüküm ile birlikte yargılama giderlerine de hükmolunması gerektiği düşünülmeden yapılan yargılama giderleri konusunda hiçbir hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir.
4- KTK. nun 99/1 nci maddesinde, sigortacının kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı trafik sigortacısı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte muaccel hale gelmektedir. Davalı İ. Sigorta A.Ş.nin anılan madde hükmüne göre temerrüt tarihi araştırılmadan diğer davalılarla birlikte olay tarihinden itibaren sorumlu tutulması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı T. İnş. ve Tes. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T. A.Ş. vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy