(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2001/740 - 2002/599 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.06.2004 günde davacı avukatı Sinan A gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar A tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kiracısı bulunduğu kıraathanenin işletme hakkının 3.150.000.000. TL bedelle müvekkiline devri sözleşmesinin dava dışı malikçe devre muvafakat edilmemesi nedeniyle ifa edilmemesine karşın sözleşme sırasında verilen iki adet bononun davalı tarafından takibe konulduğunu ileri sürerek, bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, peşin ödenen 150.000.000.- TL. nın istirdadın ve % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilince malik ile davacı arasındaki kira sözleşmesi konusunda taahhütte bulunulmadığını savunmuştur.
Mahkemece, ilgili icra takip dosyasına ve toplanan kanıtlara göre, bonolardaki malen kaydının malın teslim edildiğine karine oluşturduğu, senetlerin kıraathane işletme devri için düzenlendiği ve 150.000.000.- TL nakit ödendiği hususlarının yazılı kanıtla ispatlanamadığı gibi hatırlatılan yemin teklif hakkının kullanılmadığı, kıraathanedeki eşyaların teslim edildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kıraathane işletme devri karşılığında davalı lehine keşide ettiği senetlerin davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle konusuz kaldığı iddiası ile senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece, işletme devrine ilişkin yazılı sözleşme ibraz edilmemesi ve bonolardaki malen kaydının kıraathanedeki eşyaların davacıya satış ve devri anlamına geldiği yolundaki davalı savunmasını doğruladığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, bonoların davalının işlettiği kıraathanenin mi yoksa içindeki demirbaşın satışı karşılığında mı düzenlendiği noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf işletme demirbaşının satışı nedeniyle senetlerin keşide edildiğini savunduğuna göre mahkemece, davacıya satıldığı ileri sürülen demirbaş malzemelerin bonoların düzenlendiği tarihteki değerleri ve davacıya eylemli olarak teslim edilip edilmediği araştırılarak, eşyaların anılan tarihteki değerlerine nazaran taraflar arasındaki hukuki işlemin bir işletme devri olup olmadığı ve eğer değilse eşyaların davacıya teslim edilip edilmediği saptanarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmek gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy