(556 s. KHK m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.03.2003 tarih ve 2000/853-2003/154 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin önce tescili "Lades" markası ile anlam bakımından iltibas ve çağrışım yaratacak şekilde davalının "Aklımda "markası daha sonraki bir tarihte tescil ettirip aynı Sektörde kullandığını, davalının unvanı içindeki "Lades"kelimesinin davalı tarafından, araçlarda ve poşetlerde unvan olarak kullanılması gerekirken, yazılış ve dizayn bakımından benzerlik yaratılarak,"Aklımda"markası ile yanyana, beraber şekilde marka gibi kullanıldığını, "Aklımda" kelimesinin müvekkilince logo olarak da yıllarca kullanıldığını, 556 sayılı KHK.nun 7-6 ve 8-6 madde hükümlerine göre bu durumun mutlak ve nisbi red nedenlerden birini oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının sicilden terkinini, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, şimdilik 5.000.000.000 lira maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, iltibas bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili, temyiz istemiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekillinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacı taraf davadaki diğer taleplerinin yanı sıra davalının tescili markasını tescil ettirdiği şekilde kullanmayıp, gerekmediği halde kendi markaları olan ( Lades ) markasını da ambalajlarında kendi markası ile birlikte kullanarak iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve men'i ile ( 5.000.000.000 ) TL.maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.Mahkemece davacı tarafın bu iddiası yönünden 27.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı KHK.nun ( Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. ) şeklindeki 6.ncı madde hükmü göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapılmak gerekirken,anılan husus irdelenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy