(818 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2003 tarih ve 2001/1858-2003/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2004 günde davacı avukatı Erkan Aksucu ile davalı avukatı Nurşen Osmanoğlu gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Teknik Emprime A.Ş.de çalışmakta iken emekliye ayrıldığını, davalı şirketin müvekkilinin sahibi bulunduğu %5'lik payı diğer davalıya devretmesini istediğini, kendisine hiçbir hak kaybının olmayacağı iletilmiş bu arada bir belgeye bağlı olmayan alacağının tehlikeye düşmemesi için müvekkilin çaresiz ve zorunlu olarak payını nominal değeri üzerinden devrettiğini, ancak devredilen payın değerinin devir bedelinin çok üzerinde olduğunu, aynı durumda olan diğer ortağın payları da, bu şekilde zorunlu olarak devralındığından müvekkilin azınlık haklarının yok edildiğini, davalıların üstü örtülü biçimde tehdit ederek ve baskı yaparak devri sağladıklarını, olayda açıkça gabin oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile, 5.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş,02.12.2002 tarihli dilekçe ile alacağını, 19.862.669.635 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, davalı şirketteki paylarını kendi isteği ile devrettiğini, pay bedelinin kendisine ödendiğini, müzayaka halinin söz konusu olmadığını, gabinin koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, hisse devri sözleşmesinin BK'nun 21 nci maddesi hükmü karşısında geçerli olup olmadığı hususunda toplandığı, davalı şirket kayıtlarının incelenmesinde, şirketin öz varlığı değerlerine göre, davacının devrettiği % 5'lik payın gerçek değerinin 19.862.635.000 TL olduğu, raporun dosya içeriğine uygun bulunduğu, davacının oğlu ve gelininin aynı şirkette çalışıyor olması ve doğacak ihtilafta her ikisinin de, işsiz kalma tehlikesi gibi maddi ve manevi durumlar nazara alındığında davacının gerçek değeri oldukça yüksek hisseyi nominal değeri ile devretmesinin müzayaka halinde olduğunu gösterdiği, davacının daha önce 250.000.000 TL tahsil ettiğinden bunun belirlenen değerden düşülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, toplam 19.612.669.635 TL'nin davalılardan müteselsilen karar verilmiştir.
1- Dava, Anonim Şirket payının gerçek değerinden az bir bedelle satılmaya zorlanılması iddiasına dayalı payın gerçek bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu pay senetlerinin satışı, davacı ile davalı gerçek kişi Ferahnaz Abdiç arasında imzalanmış olup, davalı şirketin sözleşmeye imza atmadığı ve herhangi bir taahhütte bulunduğu anlaşılmadığına göre, davalı şirket hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde pay bedelinden sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Davalı Ferahnaz Abdiç vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her iki tarafın davaya konu pay senetlerinin bedellerinin devir sözleşmesinde yazılandan daha fazla ettiğini kabul etmiş olmalarına ayrıca karar gerekçesinde davacının oğlu ve gelininin davalı şirkette çalıştığının belirtilmesinin maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, davalı taraf vekili, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporundaki hesap kalemleri ile tesbit edilen miktarlara karşı esaslı itirazlarda bulunmuştur. Mahkemece, aynı bilirkişilerden bu itirazları karşılayacak ve denetime elverişli bir ek rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu husus dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı Ferahnaz Abdiç vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,(1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı şirket,(3) no'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı Ferahnaz Abdiç yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy