(2004 S.K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beykoz Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02.04.2003 tarih ve 2000/41 - 2003/192 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kaçak elektrik kullandığının belirlendiğini, bu nedenle tahakkuk ettirilen bedelin tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı ile durduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaçak tespiti yapılan binanın Beykoz Belediyesi'ne ait olduğunu, müvekkiliyle ilgisinin bulunmadığını, meclis üyesi olarak yerine tespiti ve projelendirilmesi noktasında nezaret görevi olduğunu, kaçak elekrik kullanmadığını, kötüniyetli takibin bulunduğunu savunarak, davanın reddine ve % 40 oranında haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, kaçak tespiti yapılan yerin Beykoz Belediyesi Başkanlığı'na ait olduğu, davalının binanın yapımında meclis üyesi olarak yerin tespiti ve projelendirilmesinde nezarette bulunduğu, kaçak tespiti sırasında ve sonrasında davalının belediyede yetkili olmadığı, davalının sıfatının olmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı yararına haksız takip ( kötüniyet ) tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, haksız takip tazminatına hükmedilmesi için takibin kötüniyetle yapıldığının iddia ve ispat edilmesi gereklidir. Somut olayda davacı, usulüne uygun tutulmuş kaçak tespit tutanağına istinaden icra takibi yapmıştır. Ayrıca, kötüniyetle takip yaptığı hususu da ispat edilmemiştir. O halde, mahkemece koşulları oluşmadığı gerekçesiyle kötüniyet tazminatı isteminin redidne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy