(6762 S. K. m. 329)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.06.2003 tarih ve 2002/696 - 2003/310 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2004 günde davacı avukatı H.Burhan H gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekil, davalı S Holding A.Ş.nin müvekkilinden aldığı 10.000 DM karşılığında müvekkilini kâr paylı ve istediği anda hissesini paraya çevirtebilerek iade edileceği taahhüdü ile holding bünyesindeki diğer davalı S Granit A.Ş.ne ortak edildiğini, davalıların "geri alma" taahhüdünün TTK.nun 329/1 nci maddesi hükmüne aykırı ve yerine getirilmesinin hukuken mümkün olmayan batıl bir taahhüt olduğunu, buna rağmen ne kâr payları ne de anaparanın ( ortaklık payının ) iade edilmediğini, davalıların hilesine maruz kalan müvekkilinin hataya düştüğünü ileri sürerek, taraflar arasındaki akdin feshine, 10.000 DM veya karşılığı olan Euro'nun faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hisse senetlerinin davacıya teslim edildiğini ve pay defterine kaydın yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, TTK.nun 329 ncu maddesi gereğince anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, bu senetlerin temellükü veya rehin alınması neticesini doğuran akitlerin bazı istisnalar dışında hükümsüz olduğu, davacı tarafından sunulan ortaklık sözleşmesinde "ortaklık payının davalı şirket tarafından geri satın alınarak, bedelinin kendisine ödeneceğinin" davalı şirket tarafından taahhüt edilmiş ise de, yasa gereği bu işlemin batıl olup, verilen taahhüdün geçerli olmadığı, davacı yönünden kanunu bilmemenin mazeret sayılamayacağı, TTK.nun 405/2 nci maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, Anonim Ortaklık pay alımı sözleşmesinin feshi ile verilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalı S Holding A.Ş.nin müvekkilinden aldığı para ile müvekkilini diğer davalı S Granit A.O.ya ortak ettiğini, ancak sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ortaklıktan vazgeçtiği ve verdiği bedelin iadesi isteminde bulunmuştur.
Dosya arasındaki belgelerden pay alım sözleşmesinin davacı ile davalı S Holding A.O. arasında yapıldığı ve davacıya anılan holdingce bir ortaklık kimlik belgesi verildiği anlaşılmakta ise de, kendisine satılan payların hangi davalı anonim ortaklığı ait olduğu anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece öncelikle,davacının hangi davalı anonim şirkete ortak olduğunun tespiti ile yaptığı ödemelerin hangi şirketin hesabına girdiği hususları araştırılarak usulüne uygun bir ortaklığının olup olmadığının araştırılması ve buna göre sözleşmenin feshini isteyip isteyemeyeceği konusunun tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,bu hususlar dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy