(6762 S. K. m. 329, 405, 455)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 4.6.2003 tarih ve 2002/695-2003/309 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 6.4.2004 günde davacı avukatı H.Burhan H gelip davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin halen Belçika'da çalışan bir işçi olduğunu, davalıların yurt içinde faaliyet yapan 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu anlamında kurulan çok ortaklı anonim şirketler olduklarını, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca müvekkilinin ödediği 10.000 DM karşılığında kar paylı ve istediği zaman payını paraya çevrilerek bedelinin iade edileceği konusunda taahhütte bulunulan pay verilerek, davalı Holding'in müvekkilini diğer davalı anonim ortaklığa ortak ettiğini, oysa, sözleşmenin 5 ve 6 ncı maddelerinin TTK'nun 329/1 maddesi karşısında batıl olduğunu, davalıların hilesi ile müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi ile ortaklık payı olan 10.000 DM veya EURO karşılığının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili şirkete müracaat ederek ortak olmak istediğini, pay senetlerinin kendisine teslim edildiğini, pay defterine kaydı yapıldığını, davalı şirketlerin payı geri satın alması yükümlülüğünün bulunmadığını, bunun TTK'nun 329 ncu maddesi hükmüne aykırı olduğunu,en son genel kurulda davacı paylarının temsil edildiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, TTK'nun 329 ncu maddesi hükmü uyarınca anonim şirketlerin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da, kabul edemeyeceği, bazı istisnalar dışında bu sonucu doğuracak sözleşmelerin hükümsüz olduğunun öngörüldüğü, davacı tarafından sunulan sözleşmenin 5 ve 6 ncı maddelerinde payların geri satın alınacağına dair hükümler mevcut ise de, kanunu bilmemek mazeret sayılmaz ilkesi gereği sözleşmenin bu hükümlerinin batıl olduğu, TTK'nun 405/2 maddesi hükmü gereği ortakların sermaye olarak ortaklara verdikleri şeyi geri alamayacakları, aynı kanunun 455 nci maddesi uyarınca ancak infisah halinde tasfiye payını alabilecekleri ve henüz böyle bir durum bulunmadığından dava açma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Anonim Ortaklık pay alımı sözleşmesinin feshi ile verilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili davalı S Holding A.Ş.nin müvekkilinden aldığı para ile müvekkilini diğer davalı S Granit A.O.ya ortak ettiğini ancak sözleşmenin geçersizliği nedeniyle ortaklıktan vazgeçtiği ve verdiği bedelin iadesi isteminde bulunmuştur.
Dosya arasındaki belgelerden pay alım sözleşmesinin davacı ile davalı S Holding A.O. arasında yapıldığı ve davacıya anılan Holdingçe bir ortaklık kimlik belgesi verildiği anlaşılmakta ise de, kendisine satılan payların hangi davalı anonim ortaklığı ait olduğu anlaşılamamaktadır.
O halde mahkemece öncelikle,davacının hangi davalı anonim ortaklığa ortak olduğunun tespiti ile yaptığı ödemelerin hangi şirketin hesabına girdiği hususları araştırılarak usulüne uygun bir ortaklığının olup olmadığının araştırılması ve buna göre sözleşmenin feshini isteyip isteyemeyeceği konusunun tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken,bu hususlar dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 8.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy