(6762 S.K. m. 1279, 1282, 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.03.2003 tarih ve 2002/80 - 2003/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın 28.09.2001 tarihinde yenilenen kasko poliçesiyle davalı nezdinde sigortalı olduğunu, aynı poliçe kapsamında 3.000.000.000.-TL limitli olarak ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da yapıldığını, teminat kapsamında hasarlandığını, aracın pert total olduğunu, sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, 5.000.000.000.-TL hurda bedeliyle satıldığını, karşı araç malikinin trafik sigortası kapsamı dışında kalan zararının tazmin edildiğini iddia ederek, 6.713.000.000.-TL kasko sigorta tazminatı, 2.650.000.000.-TL ihtiyari mali mesuliyet sigortasından doğan alacak ve 250.000.000.-TL araç çekme masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın 22.11.2001 tarihinde meydana geldiğini, sigorta prim borcunun peşinatının 23.11.2001 tarihinde ödendiğini, TTK.nun 1295 nci maddesi uyarınca sorumluluklarının başlamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında kasko sigorta sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyle davacı aracının ihtiyari mali mesuliyet sigortasının da yapıldığı, primin ilk taksidinin 28.09.2001 tarihinde ödenmesinin kararlaştırıldığı, kazanın 22.11.2001 tarihinde meydana geldiği, 28.09.2001 tarihinde ödenmesi gereken prim peşinatının 23.11.2001 tarihinde tahsil edildiğini, TTK.nun 1295 nci maddesi hükmüne göre sigortacının sorumluluğunun başlaması için primin veya peşinatının ödenmesinin gerekli olmasına rağmen, davalının hasar ihbarından sonra eksper tayin ettiği, zarar tespiti için pert total işlemleri bakımından teklifler aldığı, sigorta sözleşmesini yürürlükte tuttuğu, davacının sigorta sözleşmesini yaptığı, primleri ödediği, dava hakkının olduğu, kasko sigortası ve ihtiyari ali mesuliyet sigortası dolayısıyla alacaklı bulunduğu, çekme masrafını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.363.000.000.-TL.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekil temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak Sigorta Hukuku'nda sigorta akdinin meydana gelmiş olması, sigortacının sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. TTK.nun 1279 ncu maddesi hükmüne göre, riziko, genel olarak sigorta sözleşmesinin vücut bulması ve yine aynı yasanın 1295/2 nci maddesi uyarınca, sigortacının sorumluluğunun başlamasından sonra oluşması halinde sigorta teminatı içerisinde kabul edilir. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için de, TTK.nun 1282 ve 1295/2 nci maddeleri hükümleri uyarınca primin tamamının veya ilk taksitinin ödenmiş olması zorunludur.
Dava konusu olayda, 34 AC 8..... plakalı araca ilişkin olarak, taraflar arasında 28.09.2001 tarihinde, 70081 numaralı kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortalarını kapsar şekilde sigorta poliçesinin düzenlendiği hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, anılan bu poliçe nedeniyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır. Sigorta priminin, 28.09.2001 tarihinde 180.278.901.-TL.sının peşin, geriye kalan kısmının ise, takip eden aylarda beş eşit taksitle ödeneceğinin kararlaştırıldığı poliçe içiriğinden anlaşılmış bulunmaktadır. Sigortalı araç, 22.11.2001 tarihinde başka bir araçla kaza yaparak hasarlanmıştır. Priminin peşinatı ise, belirlenen tarihten yaklaşık üç ay sonra,kazanın ertesi günü olan 23.11.2001 tarihinde davacının T Sultanbeyli Şubesindeki hesabı müsait hale getirilerek ödenmiştir. Hasar ihbarı da, bu işlemlerden sonra 28.11.2001 tarihinde yapılmıştır. Anılan poliçe, yenileme poliçesi olup, davacı daha önceki poliçenin primlerinin ödemesini de bu banka şubesindeki hesabından yapmıştır. Ancak, uyuşmazlık konusu poliçede primin nasıl tahsil edileceği noktasında açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Fakat, primin tamamının veya ilk taksitinin yatırılmadığı takdirde sorumluluğun başlamayacağı yöndeki yasa hükmü poliçede açıkça vurgulanmıştır. Ayrıca, mahkemenin gerekçesine esas alınan bilirkişi raporunun aksine,poliçenin tanzim edilip, süresinde teslim edilmediği yönde davacının bir iddiası da bulunmamaktadır.
Kaldı ki, uyuşmazlık konusu dava, sigorta poliçesinin zamanında teslim edilmediği, primin zamanında tahsil edilmediği ve bu arada rizikonun meydana geldiği iddiasına yönelik bir tazminat davası da değildir. Aksine, sigorta sözleşmesi gereğince teminat kapsamında rizikonun gerçekleştiği iddiasına dayalı, sigorta tazminatının tahsili davasıdır. O halde, sigorta priminin tamamının veya ilk taksitinin ödenmesinden önce rizikonun gerçekleştiği, TTK.nun 1295 nci maddesi uyarınca henüz davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun başlamadığı, rizikonun gerçekleşmesinden sonra primin ilk taksitinin ödenmesinin, davalı sigorta şirketinin ekspertiz incelemesi yaptırmasının kanun bu açık hükmünü bertaraf edici işlemler olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun başlamadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy