(6762 S.K m. 1292, 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2003 tarih ve 2002/907 - 2003/376 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2004 günde davacı avukatı Z.Aylin Ö ile davalı avukatı Kamil Ö gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait fabrikanın davalı sigorta şirketine Endüstriyel Paket Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe süresi içerisinde dört adet silosunun bulunduğu yerdeki istinat duvarının toprak kayması sonucu yığılan toprakların etkisi ile zarara uğrayarak kullanılamaz hale geldiğini, isteme karşın hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, ( 1.274.477.865.396.- )TL hasar bedeli ile ( 91.008.000.000.- ) TL enkaz kaldırma bedelinin hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu sigortalı yerin 17.08.1999 depreminde kısmi hasar gördüğünü ve taraflar arasında imzalanan protokol gereği istinat duvarının güçlendirilmesi konusunda mutabakata varıldığını,ancak davalının bu edimini yerine getirmediğini ve ikinci poliçe döneminde bu durumu kendilerinden gizlediğini, davalının beyan yükümlülüğünü kasden yerine getirmediğini, hasarın bu nedenle meydana gelmesi nedeniyle rizikonun teminat dışında kaldığını, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, sigortalı istinat duvarının eyimli ve yer altı sularının bulunduğu heyelanlı bir bölgede bulunduğu, 1999 depreminde küçük hasarlar gördüğü ve depremi atlattığı, duvarın deprem yönetmeliğine uygun, ruhsatlı olarak inşa edildiği, duvarlarda gövde plakalarında düşey çatlaklar olmasına karşın istinat duvarının göçmediği, bunun da, deprem yükleri altında yapıldığı tarihten yıkıldığı ana kadar görebileceği en büyük yatay dinamik toprak basınçlarını taşıdığını kanıtladığı, 17 Ağustos depreminde yıkılmamasına rağmen 16 ay sonra yıkılmasının nedeninin bol yağışlı günlerin ardından yer altı su seviyesinin yükselmesinden ve buna bağlı kritik göçme yüzeyinde ilave su basıncı oluşmasından kaynaklanabileceği, iki büyük depremin yıkamadığı duvarı daha sonra oluşan heyelanın yıkılmasına sebep olduğu ve bu durumda rizikonun poliçe kapsamında kaldığı, davacının enkaz kaldırma bedeli olarak 13.351.000.000.-TL ve hasar bedeli olarak 893.624.000.000.-isteyebileceğinin belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ( 906.975.545.000.- ) TL.nin 03.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, endüstriyel paket sigorta poliçesinden kaynaklanan hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davaya konu sigortalı istinat duvarının bir önceki sigorta döneminde meydana gelen 17.08.1999 depreminde kısmi hasar gördüğünü ve hasarın ekspertizce tespit edilip, taraflar arasında hasarın artmasına engel olmak amacıyla bir takım tedbirlerin acilen alınması yönünde mutabakat sağlandığını, davacının bunun için proje hazırlayıp kendilerine sunduğunu ve fakat gereklerini yerine getirmeden ikinci dönem için poliçe düzenlenmesini sağladığını beyan yükümlülüğünü yerine getirmediğini bu nedenle rizikonun teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sigortalı yerin jeolojik yapısı ve duvarların projelerine uygun olarak inşa edilip edilmedikleri yönünden bir inceleme yapılmış ise de, davalı tarafın yukarıda belirtilen savunması yönünden bir değerlendirme yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmadığı gibi, karar gerekçesinde de bu hususa yer verilmemiştir.
O halde mahkemece, öncelikle davalının sözünü ettiği tadil projesinin getirtilmesi ve aralarında sigorta konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu bir heyet aracılığıyla, 24.08.1999 tarihli ekspertiz protokolü ile anılan projenin incelenmesi ve davacı tarafın ikinci dönem poliçe düzenlenirken poliçe genel şartları karşısında beyan yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, buna göre rizikonun teminat içerisinde kalıp kalmadığı veya davalının sözleşmeyi aynı koşullarda yapıp yapmayacağı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, bu hususlar aydınlatılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Öte yandan, kabul şekline göre, sigortalı istinat duvarlarının riziko tarihinden önce meydana gelen depremlerde kısmi hasarlar gördükleri konusunda uyuşmazlık olmadığı açıktır. O halde, zarar miktarı belirlenirken rizikodan önce meydana gelen bu hasar bedellerinin tazminat miktarından düşülmesi ve sadece gerçek zarar miktarının tazminine karar verilmek gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması da isabetli olmamış ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, yine kabul şekline göre, davaya konu tazminatın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı ve sigortacının sigorta bedelini ödeme borcunun ne zaman muaccel olacağı TTK.nun 1299 ncu maddesi yollamasıyla aynı yasanın 1292/1 nci maddesi hükmünde öngörülmüştür. Mahkemece, anılan yasa hükümleri uyarınca davalı tarafın temerrüt tarihinin araştırılması ve temerrüt faizinin temerrüt tarihinden itibaren yürütülmesi gerekirken, bu hükümler dikkate alınmadan riziko tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de bozmayı gerektirmiştir
Sonuç: Yukarıda ( 1 ), ( 2 ) ve ( 3 ) No'lu bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy