(6762 S. K. m. 1065, 1066, 1139, 1143, 1147)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.03.2003 tarih ve 2001/322 - 2003/87 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı televizyon yükünün İzmir'den Valencia'ya taşınması işini, davalının acenteliğini yaptığı geminin üstlendiğini, varma yerinde Lloyd's tarafından yapılan inceleme ile 6 adet televizyonun ıslak olduğunun ve bunun konteyner'in üst ön bölümündeki delikten sızan yağmur sularından kaynaklandığının tespit edildiğini, hasarın davalının yetkili acentesine aynı gün ihbar edildiğini, satıcı olan sigortalısına zararın müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, 71.532.000.-TL.nın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, SİF satış nedeniyle davacının dava hakkının doğmadığını, TTK.nun 1065 nci ve 1066 ncı madde hükümlerine uygun hasar tespiti ve ihbarının bulunmadığını, müvekkilinin taşınma ile ilgili bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafların yarı yarıya kusurlu oldukları, yasaya uygun tespit ve ihbarın yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasındaki çekişme, öncelikle davacı sigortacının halefiyet hakkının doğup doğmadığı noktasında toplanmıştır.
Davacının dayandığı poliçeye göre, satıcı Vestel A.Ş., alıcı Vestel İberio'ya sattığı televizyonları, deniz taşıma rizikolarına karşı, kendi adına sigorta ettirmiş olup, satışın SİF satış şeklinde olduğu taraflar arasında çekişmesizdir.
TTK.nun 1139, 1143, 1147 ve 1139 ncu maddeleri hükümleri karşısında, SİF satışta hasarın alıcıya geçmesi ve satıcının sigorta bedelini de tahsil etmiş olması nedeniyle, satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması gerekmekte olup, bu koşullar altında sigortacının halefiyet hakkı doğacaktır.
Ancak somut olayda, satıcının SİF satış nedeniyle malın bedelini tamamen alıcısından tahsil ettiği belli olmadığından mahkemece bu husus üzerinde durulup, şayet hasarlı 6 televizyon bedelini alıcının, satıcıya ödememiş olduğu belirlenir ise, bu durumda davacı sigorta şirketinin satıcıya yaptığı ödemeye geçerlik tanıyarak, sigortacı davacının halefiyet hakkının doğduğunu kabul etmesi gerekir.
Bu durumda, davacının aktif dava ehliyetine sahip olup olmadığı hususu üzerinde durulmadan ve bir tartışma ortaya konmadan esasa girilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy