(6762 S.K m. 1269, 1270)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.05.2003 tarih ve 2002/47 - 2003/142 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aracı ile tek taraflı kaza yaptığını, aracın kasko sigortasını yapan davalının hasarı tazmin etmediğini ileri sürerek, 5.200.000.000.-TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, kazanın sürücünün aldığı alkol ve istihap haddini aşan yolcu taşıması etkisi ile oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kazanın sürücünün aldığı alkolün ve istihap haddinin üzerinde taşıma yapmasından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacıya ait araç, kasko sigorta poliçesinde belirtildiğine göre, dava dışı G Bankası A.Ş.ne rehinlidir.
TTK.nun 1269 ncu maddesi gereğince o malı rehin alan kimse menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi 1270 nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı durumunda olan, rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain-mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık olurunu almak ve ondan sonra da kendi menfaati için tazminat isteme hakkına sahiptir. Somut olayda dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı G Bankası A.Ş.nin tazminatın davacıya ödenmesi konusunda oluru bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, bu hususun araştırılıp dava dışı bankanın oluru sağlandığı takdirde davanın kabulü, aksi halde aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir iken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentt açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy