(2918 S.K. m. 85, 86, 104) (6762 S.K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 10.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 2002/450 - 2003/425 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Erol B vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Erol B 'ın maliki, Abdurrahman A 'ın sürücüsü, diğer davalı sigorta şirketinin de zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, kazada davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, ödenen 2.650.000.000.-TL.sının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Erol B vekili, müvekkilinin aracını tamir ve bakımını yaptırmak amacıyla sanayi sitesine bıraktığını, aracın daha sonra da davalı Abdurrahman'ın çalıştığı Ali İ 'nin dükkanına bırakıldığını, davalı Abdurrahman'ın müvekkiline ait aracı alarak kazanın oluşumuna neden olduğunu savunarak, müvekkili hakkında açılan davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller uyarınca, davalı Erol bakımından davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılar bakımından ise kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemiz'ce, 2918 sayılı KTK.nun 104 ncü maddesi uyarınca tamircinin gerçek işleten malik ve yerine sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde bu yere yani tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması gerektiği, bunun için de maddede aranan koşulların somut olay bakımından irdelenmesi gerektiği belirtilerek karar, davalı Erol bakımından eksik incelemeye dayalı olarak verilmesi nedeniyle davacı yararına bozulmakla, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı Erol'un tamirci atölyelerindeki zaman bakımından aracı üzerindeki fiili hakimiyetinin kesilmediği ve tamamen tamircilere geçmediği gerekçesiyle, davalı Erol bakımında da davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Erol Başaran vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı olarak açılan kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davalılardan malik sıfatını taşıyan Erol'un aracını kazadan önce dava dışı tamirciye bıraktığı tamircinin yanında çalışan davalı Abdurrahman'ın kazayı yaptığı hususları sabittir. 2918 sayılı KTK.nun 85/2 ve 86/1 nci maddeleri hükümlerine göre, ancak işletme halinde bulunan aracın meydana getirdiği zararlardan işleten sorumlu tutulmuş ve işletme halinde dahi kazanın üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispatlamak koşulu ile işleten lehine kurtuluş beyyinesi getirilmiş bulunmaktadır. Ayrıca aynı yasanın 104/1 nci maddesi hükmü uyarınca da aracın onarım amacıyla bırakıldığı kişinin de işleten gibi sorumlu olacağı hükme bağlandıktan sonra, aracı işletenin bu durumda doğan zarardan sorumlu olmayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Davaya konu somut olayda, davalı Erol'un aracının tamir amacıyla bırakıldığı işyerinde çalışan davalı Abdurrahman A tarafından Erol'dan habersiz olarak geceleyin alınarak davaya konu kazanın meydana geldiği ve kazada Abdurrahman'ın tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve bozma kararı içeriğine göre, davalı Erol'a ait aracın geceleyin bırakıldığı tamir atölyesinden atölyede çalışan işçi tarafından habersizce alınarak kullanılması sonucu gerçekleşen kazada Malik Erol'un sorumluluğunun bulunmadığı, aracın geceleyin atölyede bulunması nedeniyle davalı Malik Erol'un fiili hakimiyetinin ortadan kalkmış olup, 2918 sayılı Yasa'nın 104/1 nci maddesi uyarınca bu durumda Erol'un meydana gelen zarardan sorumlu olmadığına karar verilmesi gerekirken, dosyadaki delillerin ve bozma kararının dayandığı gerekçenin yanlış değerlendirilerek fiili hakimiyetinin kesilmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde davalı Erol'un sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı Erol B vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy