(6762 S. K. m. 3, 12/11, 18/1) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.05.2003 tarih ve 2002/1102 - 2003/376 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait deniz tabanına döşeli bulunan 160 metrelik 12'lik fiber optik kabloya deniz içinde oluşan çamurların temizlenmesi işini yapan DLH'ye ait Kazar-8 gemisi tarafından hasar verildiğini, hasara neden olan denizdeki çamur temizleme işini İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İz-Su Genel Müdürlüğü'ne yaptırıldığını, bu temizleme işinde de Karar-8 gemisinin kullanıldığını bu nedenle meydana gelen hasardan tüm davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, 23.218.340.884.-TL hasar tazmin bedelinin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, olayda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, sorumluluğun İz-Su Genel Müdürlüğü'ne ait olmasından dolayı müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı İz-Su Genel Müdürlüğü vekili, davada müvekkil idarenin taraf sıfatı bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı, Demiryolları, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü arasında akdedilen protokole dayanarak işin yapıldığını, meydana gelen hasarda müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ulaştırma Bakanlığı vekili, öncelikle davanın husumet yönünden reddini, ayrıca yapılan protokol gereği tarama çalışmalarından doğacak her türlü sorumluluğun İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu, müvekkilinin davada hiçbir yükümlülüğünün olmadığını savunmuştur.
Mahkemesi, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, DHL ile Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında yapılan Gediz Deltası ve civarı temizlenmesi hususunda düzenlenen protokol kapsamında DLH'ye ait Kazar-8 makinesinin Bostanlı Dere ağzına gönderilerek temizleme işlemine başladığı sırada davacı şirkete ait deniz tabanına düşeli kabloya zarar verildiği, yapılan protokol doğrultusunda yapılan işlem sırasında zarar verildiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile davacının idare mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı şirkete ait deniz tabanına döşeli bulunan kablonun İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İz-Su Genel Müdürlüğü'ne yaptırılan denizdeki çamurların temizlenmesi işinde kullanılan DLH'ye ait Kazar-8 gemisi tarafından hasarlandırıldığı maddi olgusuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm davalıları kapsayacak şekilde davanın idari yarı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmişse de; TTK.nun 18 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın 12/11 nci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Buna göre, davalılardan İz-Su Genel Müdürlüğü'nün gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması nedeniyle TTK.nun 18/1 nci maddesi anlamında tacir sayılacağı ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan ( TTK.nun 3 ncü maddesi uyarınca )davaya bakmanın adli yargıya ait bulunduğu göz önüne alınarak, davalı İz-Su Genel Müdürlüğü'ne karşı açılan davada işin esasına girilerek, taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde diğer davalılar ile birlikte İz-Su Genel Müdürlüğü hakkında da idari yargı yerinde davanın bakılacağından bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle diğer davalılar İzmir Büyükşehir Belediyesi ve DHL Genel Müdürlüğü yönünden verilen görevsizlik kararı yerindeyse de, davalı İz-Su Genel Müdürlüğü yönünden kararın doğru olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin temyiz itirazının bu davalı bakımından kabulü ile kararın bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, Ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy