(2918 S.K. m. 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.05.2003 tarih ve 2000/815 - 2003/251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk ( trafik ) sigortasının yaptığı araç ile müvekkiline ait aracın kaza yapması sonucu müvekkilinin dalağının alındığını ileri sürerek, 7.000.000.000.-TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kaza nedeniyle davalının % 15 işgücü kaybı olduğu, kazadaki kusur oranı ve işgücü kaybı dikkate alındığında davacının zararının poliçe teminatı olan 3.000.000.000.-TL.nın üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bu mikkara dava tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faiz uygulanmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava dilekçesinde poliçe limitinden sözedilmeksizin 7.000.000.000.-TL.nın tahsili istenmiş ve bu miktara göre harç ödenmiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 ncu maddesine uygun olarak davalıya tazminat başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de, davacının 06.12.1999 ve 25.04.2000 tarihlerinde davalı şirkete tazminat başvurusunda bulunduğu, başvuru dilekçesine de kaza ile ilgili belgelerin eklendiği belirtilmiştir. Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulmadan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, gerektiğinde davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının 06.12.1999 ve 25.04.2000 tarihli tazminat başvurusu ve ekli belgelerin ne zaman davalıya ulaştırıldığının saptanmasından ibarettir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy