(4077 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.11.2002 tarih ve 2001/516-2002/852 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 13.9.2000 tarihinde aylık %2.90 faiz ile taşıt alım kredisi kullandığını, davalı bankanın aylık faiz oranını tek taraflı olarak 30.5.2001 tarihli yazısı ile %6'ya çıkardığını, yapılan işlemin 4077 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu'nun 10. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, kredinin aylık %2.90 faiz oranı ile ödenmesi gerektiğinin tespitine, %6 faiz talebinin men'ine, bu şekilde muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya kullandırılan kredinin ticari kredi olduğunu, taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 19 ve 20. maddeleri uyarınca müvekkilinin kullandırdığı krediye serbestçe tespit edeceği tarihlerde ve oranlarda faiz uygulayabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kullandığı taşıt kredisinin ticari nitelik taşımadığından faiz oranı ve taksit tutarında değişiklik yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kredi faizi oranının davalı banka tarafından artırılması işleminin men'i ile kredi borcunun aylık 2.90 faiz oranı ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Dosyada mevcut taraflar arasında akdedilmiş kredi sözleşmesi incelendiğinde Genel Kredi Sözleşmesi olarak tanzim edildiği ve sözleşmenin 19. maddesinde, bankanın müşteriye kullandırmış olduğu kredilere, yürürlükteki mevzuata uygun olarak serbestçe tespit edeceği tarihlerde faiz ve komisyon tahakkuk ettirerek, her türlü masraf ve vergilerle birlikte müşteriden tahsil edeceği, bankanın müşteriye ayrıca tebliğ edilmesine gerek olmaksızın, mevzuat çerçevesinde faiz oranlarının tek taraflı olarak değiştirme hakkına sahip olduğu, müşterinin bu konularda hiçbir iddia, itiraz ve şikayette bulunmayacağı düzenlenmiştir. Ayrıca, dosyada mevcut araç kaydı ve araca ait sigorta poliçesi incelendiğinde kredi ile alınan aracın kapalı kasa kamyonet olduğu, aracın kullanım şekline göre özel araç sayılmasının mümkün olmayıp, ticari araç niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, gerek taraflar arasında yapılan sözleşmenin içeriğine, gerekse kredi karşılığı alınan aracın niteliğine göre krediyi gerçek kişi kullanmış olsa da, tüketici kredisi olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının kullandığı kredinin genel kredi olup, aracının da ticari nitelikte bulunmasına göre mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, bankanın uyguladığı faiz oranı artırımının artırım tarihindeki diğer bankaların emsal kredi sözleşmelerine uyguladığı faiz oranları ile karşılaştırılması ve artırım tarihindeki ekonomik koşulların da nazara alınması suretiyle yapılacak inceleme sonucu bankanın sözleşmenin kendisine tanıdığı yetkileri iyiniyet kurallarına aykırı olarak kullanıp kullanmadığı, yapılan faiz oranı artırımının sözleşme hükümleri, mevzuat ve ekonomik şartlara uygun olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy