(4721 S. K. m. 750)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.4.2003 tarih ve 2002/851-2003/366 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların fabrikalarının organize sanayi bölgesinde komşu parsellerde kurulu olduğunu, davalı dışındaki diğer komşu parsellerdeki şirketlerce varılan anlaşma uyarınca müvekkilince parselleri ayıran bahçe duvarı yapımı ve üzerlerine demir parmaklıklar yerleştirilmesinin gerçekleştirildiğini, Ankara Organize Sanayi Bölgesi Arsa Satış Sözleşmesi m.9/1-2; İç Yönetmeliği md. 20, 01/1999-572 s. karar sirküleri (e) bendi ve MK.nun komşuluk hukuku hükümlerince davalının payına düşen imalat giderinin yarısı ile sorumlu olduğunu ileri sürerek, 1.092.415.935 TL nin ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, önceki bahçe duvarının kullanılamaz hale geldiğini, davacının müvekkilinin izin ve muvafakatını almadan imalat yaptığını, demir parmaklık yapım ve montajının ise zorunlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tanık anlatımlarına, imalat gider belgelerine, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, duvarın yapılmasının her iki taraf için zorunlu hale geldiği, Organize Sanayi Bölgesi İç Yönetmelik hükümlerince tarafların mutabakatı gerekir ise de, davalının yanaşmadığı, MK.nun 750. maddesi uyarınca her taşınmaz malikinin komşuluk hukukundan doğan işleme yetkili olduğu ve yapılan giderlere de yararlanması oranında katılmakla yükümlü bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy