(6762 S. K. m.1269, 1270) (2918 S. K. m.20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 7.11.2002 tarih ve 2001/1110 - 2002/760 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracının uğradığı 1.284.680.000.- TL hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu kazanın tamamen davacının kusuruyla meydana geldiğini, davacının olay tarihinden önce dava konusu aracı başkasına sattığından Genel Şartlar'ın C.5 maddesi uyarınca sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 2918 Sayılı Yasa'nın 20'nci maddesine uygun şekilde yapılmayan harici satım sözleşmesinin geçerli olmadığı, talep edilecek tazminat miktarının 1.073.000.000.- TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın 21.12.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Sigorta poliçesinin incelenmesinden, dava konusu aracın, davacı tarafından, kendisinin dain ve mürtehini olan dava dışı R A.Ş. Denizli Şubesi yararına sigorta ettirildiği anlaşılmaktadır. Böyle bir durumda, sigortalı konumunda bulunan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortacıdan tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği taktirde tazminat istemek hakkına sahip olur. Mahkemece böyle bir durumda davacılık sıfatının araştırılması bakımından yapılacak iş; davacıya, asıl dava ve talep hakkına sahip sigortalı bankadan davaya muvafakat veya icazetleri olduğunu belgelendirmek için mehil verilmek ve bu suretle, sigorta aktini yapan davacının da dava hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girmekten ibarettir. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta şirketi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.6.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy