(2004 S. K. m. 67, 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2003 tarih ve 2001/634-2003/44 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. A. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davalının borçlarının tahsili için girişilen icra takibinin haksız itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, icra takip dosyasına, kooperatif kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ortağın icra takibi tarihinde asıl aidatı gecikme faizi ve vergi borcundan oluşan borcunun (725.274.000) TL. olduğu, gecikme faizinin %12 olarak uygulanacağına ilişkin geçerli bir genel kurul kararının varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, davalının itirazında kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, İİK. nun 67/2 nci maddesi uyarınca icra takibine yönelik borçlu itirazının haksız çıkması halinde borçlu tarafından yargılama gerekmeksizin bütün unsurları bilinebilecek ve hesaplanabilecek akçalı yükümlülüklerine ilişkin borcun likit niteliği gözetilerek istem doğrultusunda icra inkar tazminatı tayini gerekirken, icra takibinin kötüniyetle yapılmış olması halinde takip borçlusu yararına hükmedilecek kötüniyet tazminatına ilişkin anılan yasanın 72/5 nci maddesinde öngörülen kötüniyet koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle bu istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy