(2004 S.K m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2003 tarih ve 2001/194 - 2003/98 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilince, davalı şirkete ait yükün Türkmenistan'dan-Arnavutluk'a taşıma işini gerçekleştirildiğini, taşıma navlun ücreti olan 2.673.056.100.-TL.nın ödenmesi için 15.11.2000 tarihli açık faturanın davalı şirkete tebliğine rağmen itiraz edilmeyip, 1.987.657.100.-TL.sının ödendiğini, kalan 685.399.000.-TL tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yanca, süresinde yanıt dilekçesi verilmemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin fazla beklemeye ilişkin ödeme ile ilgili, davacı şirketin kaşe ve yetkili şahsın imzasını taşıyan ödeme belgesi ibraz edemediği, kapaniş tasdiki bulunmayan davalı şirket defterlerinin kanıt olarak değerlendirilemeye-ceği, davalının 15.11.2000 tarihi itibariyle borcunun 685.399.000.-TL olduğu, davacı alacağının likit olmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı alacağının likit olmadığı,tam olarak tespitinin de hesaplamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava konusu alacağın miktarı çekişmesiz olup, esasen, taraflar arasındaki çekişme, takibe konu edilen miktarın davalı tarafından ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Bu durumda mahkemece, dava konusu alacağın, tazminata ilişkin olmadığı, diğer anlatımla belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı dolayısıyla likit niteliği taşıdığı gözetilerek ve İİK.nun 67 nci maddesindeki koşulların gerçekleştiği nazara alınarak, davacının icra inkâr tazminatı isteminin kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi isabetli olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy