(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74)
Taraflar arasında görülen davada Eyüp Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2002 tarih ve 2000/442 - 2002/1122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı İ. Gen. Müd. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılarca gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucu müvekkiline ait tesislerin hasara uğradığını, hasarın bir kısmının davalılarca giderildiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 İcra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini; davalı T. İnş. Ltd. Şti. vekili, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak, davalıların yaptığı kazı çalışmaları sonucu davacı kuruma ait kabloların hasara uğradığı, (1.597.087.000.-) TL davacı idare zararının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın dava tarihinden yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalılardan İ. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, anılan meblağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İcra takibine vaki itirazın iptali davası ile bir alacağın tahsili amacıyla açılan alacak davaları, nitelikleri itibariyle birbirinden farklı dava türleridir. HUMK'nun 74. maddesinde ise, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremeyeceği düzenlenmiştir. Bu durum karşısında dava dilekçesi ile itirazın iptali isteminde bulunulduğu halde mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın mümeyyiz taraf vekilleri yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, mümeyyiz taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı ile davalı İ. Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 5.4.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy