(1086 S. K. m. 432/4, 433) (818 S. K. m. 104/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şuhut Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.09.2002 tarih ve 2002/96 - 2002/154 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatiften kullandığı krediyi ödememesi üzerine hakkında icra takibi yapıldığını, ancak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve inkar tazminatı istemiştir.
Davalı, borcu ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının ödeme savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatif ile ortağı arasındaki alacağa dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme kararı davalı yanca temyiz edilmiş ve davacı vekili HUMK'nun 433.maddesine dayanarak temyize cevap ile birlikte katılma yoluyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesini 21.11.2002 tarihinde tebliğ etmiş olmasına rağmen HUMK'nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük süreden sonra 09.12.2002 tarihinde temyiz isteminde bulunduğundan, süresinde olmayan temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 maddesi gereğince reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Ancak, davalının borcunu ödediği savunulduğuna göre mahkemece davalının bizzat kullandığı ya da kefili olduğu kredi borçlarının ve bu borçların takip edildiği icra takip dosyaları da göz önünde bulundurularak davacı kooperatif ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılması ve ödemeye ilişkin davalı belgelerin de gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4- Öte yandan, icra takibinde takip tarihine kadar işlemiş faiz ana para borcu ile toplandıktan sonra toplam miktarın faizi ile birlikte tahsili istenmiş ve mahkemece de istem gibi itirazın iptaline karar verilmiş ise de gerek icra takibindeki işlem gerekse mahkeme kararı B.K.'nun amir 104/son maddesindeki faize faiz yürütülmesi yasağına aykırıdır. O halde, mahkemece bu husus gözetilmeden karar verilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy