(1086 S. K. m. 516)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.07.2003 tarih ve 2003/651 - 2003/784 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında münakit distribütörlük sözleşmesinden doğan ihtilafların halli için hakem heyetinin oluşturulması amacıyla toplanan iki tarafın hakemlerinin 3. hakemi seçemediğini ileri sürerek, bu hakemin seçilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hakem şartına konu sözleşmenin müvekkiline tanıdığı hakka binaen yürürlükten kaldırılarak geçersiz kılındığını, ayrıca davacının kendi hakemini seçip bildirmeden diğer safhalara geçilerek iki hakemin toplanıp karar almasının yasalara aykırı olduğunu, taraflar arasındaki anlaşmazlığın çözümü için açılacak davaların hakemde görülemeyeceğinin tespiti için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının sözleşme fesih nedeniyle hükümsüz hale geldiğinden hakem heyeti oluşturulamayacağına ilişkin savunmasına, sözleşmenin hükümsüzlüğüne ancak oluşturulacak hakem heyeti karar verebileceğinden itibar edilemeyeceği, davalının itirazsız kendi hakemini belirleyip her iki taraf hakemleri toplandıktan ve 3. hakemin seçimi için mahkemeye başvurma kararı aldıktan sonra öncelikle davacının kendi hakemini belirleyip bildirmesi gerektiği yönündeki itirazının iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı, davalının bu davadan sonra sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespiti yolunda açtığı davanın bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, hakem olarak İ.Ü.H.F. Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı'ndan Doç. Dr. Arslan Kaya'nın seçilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy