(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.06.2003 tarih ve 2002/402 - 2003/301 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklık hisse senetlerinin devredilmesi ve her yıl düzenli olarak kar payı verilmesi karşılığında 112.050 DM ödendiğini, bu güne kadar ortaklık senedinin devredilmediği ve ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, ödenen paranın iadesinin istendiğini, ödenmemesi nedeniyle icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile durduğunu iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic.A.Ş.nin hamiline hisse senetlerini almak suretiyle ortak olduğunu, 29.01.1999 tarihinde ortak olan davacının 30.07.1999 tarihinde aynı şekilde hisse satın alarak ortaklık pay tutarını en son haline getirdiğini, en son aldığı hisse senetlerini teslim almamakla temerrüde düştüğünü, TTK.nun 329 uncu maddesine göre, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San. İşlt. Tic.A.Ş.'ye kayıtlı ortak olduğu, anonim şirketlerde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istemelerinin mümkün olmadığı, davacının dava açma koşulları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ortak olmak amacıyla şirkete verilen paranın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hukuk yargılamasında olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme görevi ise, yargıca aittir. Bu nedenle, yargıç, bildirilen maddi olaylar çerçevesinde yargılama yapıp, davanın tarafları hakkında hüküm kurmak zorundadır. Somut olayda davacı vekili, ortaklık senedi devri ve kar payı verilmesi karşılığında 30.07.1999 tarihli makbuzla davalı şirkete 112.050 DM ödeme yaptığını, kendisine hisse senedi verilmediği gibi, kar payı da ödenmediğini iddia ederek ödediği paranın sebepsiz zenginleşme kurullarına göre tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının itirazı ile durduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili ise, ödemenin, dava dışı Kombassan İnşaat Tarım Sanayi İşletmeleri Tic A.Ş.ne ortak olmak amacıyla yapıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının savunmasında belirtilen dava dışı şirket kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı vekili, tahsilini istediği paranın Kombassan Holding A.Ş.ne ortaklık amacıyla verildiğini iddia etmiş, dava, ayrı bir tüzel kişiliği olan bu şirket aleyhine açılmıştır. Ayrıca, uyuşmazlığa konu para da, içeriği davalı vekilince kabul edilen, davalı Kombassan Holding A.Ş. adına düzenlenmiş makbuz ile tahsil edilmiştir. Mahkemece davanın açıldığı şirkete yönelik bir yargılama yapılmamış, bunun nedeni de karar gerekçesinde açıklanmamıştır. O halde, tarafların iddiası ve savunmaları doğrultusunda yargılama yapılıp, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy