(1163 S. K. m. 98) (6762 S. K. m. 336, 224)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2002 tarih ve 2001/3-2002/315 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften ihracına dair verilen kararın mahkemece iptal edilerek davacının üyeliğine karar verildiğini, ancak üyelik hakkından doğan dairenin davalılarca tarafına tahsis edilmediğini ileri sürerek uğradığı zarar karşılığı asıl dava ve birleşen davada toplam 13.818.306.320 TL.nin faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İsmail E. birleşen dava dosyasında, aleyhine dava açılmasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı ise davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava tarihi itibari ile davacıya tahsis edilmesi gerekir iken edilmeyen normal bir dairenin değerinin 13.818.306.320 TL. olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Dava, davacı ortağa daire verilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Kooperatifle birlikte davalı olarak gösterilen İsmail E. hakkında mahkemece kooperatif tasfiye kurulu üyesi olarak davadan sorumlu olduğu gerekçesiyle aleyhine hüküm verilmiştir. Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesine göre, kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda, TTK.nun anonim şirketlere ait hükümleri uygulanır. Buna göre eski yönetim kurulu üyesi olup, dava tarihinde tasfiye kurulu üyeliği yapan İsmail E.'in TTK.nun 336 ve 224. maddeleri uyarınca davacıyı zararlandıran kasti eyleminin ne olduğunun ileri sürülerek ispatlanamadığı anlaşıldığından, bu davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı İsmail yönünden bozulması gerekmiştir.
2-Davalı kooperatifin temyiz istemine gelince, dosya arasında bulunan Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen Genel Kurul Toplantısı ve Kura'nın iptali davası sonucu verilen davanın reddine dair kararın davacı Osman U. vekili tarafından temyizi sonucu Dairemizce yapılan incelemesinde 21.06.1999 tarih, 1999/3699 esas 5631 sayılı karar ile mahkeme kararı onanmış ve davacının üye sayısında daire varsa bunu isteyebileceği ihracı sebebiyle yerine üye alınmışsa bu şahsı ve kooperatifi dava edip daire temin edebileceği veya bu yolları bırakıp tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından 18.12.2000 tarihinde derdest dava açılmakla davacının tazminat isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı kooperatif temyiz dilekçesine ekli kayıt ve belgelere dayanarak mahkemece hükmolunan bedelin doğru hesaplanmadığını ileri sürerek, hesaplanan tazminat miktarını kabul etmemiştir.
Uyuşmazlık, davacıya verilecek tazminatın ne şekilde hesaplanacağı hususunda toplanmaktadır, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
1-Öncelikle, ortaklara tahsis edilen konutun dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Ardından, davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin TEFE ( Toptan Eşya Fiat Endeksi ) ortalama rakamları esas alınarak dava tarihine taşınmak suretiyle güncel değeri bulunmalıdır.
3-Daha sonra, ( 1 ) nolu bentte bulunan değerden ( 2 ) numaralı bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın bu ödemelerine karşı ne miktarda bir yararlanma sağladığı saptanmalıdır.
4-Bunu takiben, davacının yaptığı ödemeler ( 2 ) nolu bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak davacının eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5-Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda ( 2 ) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda ( 3 ) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının ( 4 ) numaralı bentteki eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda bir yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak ( 4 ) numaralı bentte bulunan miktar, ( 3 ) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın ( 2 ) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara, ( 4 ) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin de ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece ( talep miktarını aşmamak kaydıyla ) bu miktara hükmedilecektir.
Mahkemece gerekli kayıt ve belgeler dosyaya getirtilerek yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayıt ve belgeler celbedilmeksizin, tahmine dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İsmail'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İsmail yararına, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatifin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı kooperatif yararına kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy