(1086 S.K m. 73, 409, 415)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 8.4.2003 tarih ve 2002/209-2003/55 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin yönetim kurulunca aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle çıkarma kararı verildiğini ileri sürerek, bu kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemiz'ce bozulmuş, bu kez davanın süresinde yenilenmediği gerekçesiyle, HUMK.nun 409 ncu maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Yargılamanın 8.11.2001 tarihli oturumun da davacı vekilinin mazeretini içerir dilekçesi üzerine, mahkemece mazeret kabul edilmiş,masraf verildiğinde oturum gününün tebliğine karar verilmiş ancak yeni oturum günü davacı vekiline bildirilmemiş, oturumun bırakıldığı 20.12.2002 tarihli yeni oturuma davacı vekili gelmemiş, mazeret göndermemiş, gelen davalı vekili duruşmayı takip etmeyeceğini bildirmiş, mahkemece de dosya işlemden kaldırılmış, üzerinden üç ay geçtiği ve yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bir tarafın mazereti kabul edildiği taktirde, masraf verilmiş ise onunla, verilmemiş ise duruşmaya gelen ve davayı takip etmek isteyen diğer taraftan alınarak, bu taraf da vermezse HUMK.nun 415 nci madde hükmüne göre suçüstü ödeneğinden karşılanarak, mazeretli sayılan tarafa yeni duruşma günü bildirilmelidir. Çünkü, işin mahiyetine ve mahkemenin türüne göre bir yargısal işlem ancak ya tefhim veya tebliğ ile geçerlik kazanır. HUMK.nda mazeret üzerine gelmeyen tarafın masraf yatırdığında duruşma gününün tebliğine ilişkin bir hüküm yoktur. O halde, mazeretli olduğu kabul edildikten sonra, duruşma günü kendisine bildirilmeyen tarafın yokluğunda karar verilemez.
1982 Anayasası'nın 36 ncı ve HUMK.nun 73 ncü maddeleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez.
O halde, davacı vekilinin bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA 2 nolu bentte açıklanan nedenle temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy