(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.5.2003 tarih ve 2002/57-2003/287 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankanın yapılan sözleşme uyarınca müvekkiline bir adet POS cihazı teslim ettiğini, 25.06.2002 tarihinde yapılan 9.500.000.000. TL.lık işlemin usulsüz olduğundan bahisle müvekkili hesabında bulunan 4.500.000.000. TL.ya el konulduğunu, yapılan işlemde usulsüzlük olmadığını ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alışverişte kullanılan kartın sahte olduğunu, İsrail'de kullanılan bir kart olduğunu, davacının sözleşme şartlarına uymamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine uyulması gereken kuralların düzenlenmiş olduğu, kartın sahibi tarafından kullanılıp kullanılmadığının ve manyetik alanının kopya olup olmadığının davacı tarafından kontrol edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, üye işyeri sözleşmesi gereği POS makinesi bağlanan işyerinin kredi kartının sahte olup olmadığını tespit etmesinin mümkün olup olmadığı ve davaya konu alış verişler nedeniyle provizyon verdiğine göre, davalı bankaya kusur izafe edilip edilmeyeceği noktasında toplanmıştır.
Davacı şirkette dava dışı müşterinin kredi kartı ile yaptığı alışverişte POS makinesinin provizyon vermesi sonucunda işlemin gerçekleştiği, düzenlenen slipte kart numarası ve kullanan kişinin adlarının yer aldığı, satış işleminin gerçekleştirilmesinden sonra düzenlenen fatura üzerine de alıcının adresi ve telefon numarasının kaydedildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan rapora itibar edilmemiş ise de, yapılan inceleme eksik araştırmaya dayalıdır. O halde mahkemece uluslararası kredi kartının uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle davalı bankanın sahte kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler almasının mümkün olup olmadığı, eğer mümkünse bu önlemleri almaması nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bunun yanında davalı bankanın davacıya ait hesaba el koymasına neden teşkil eden kredi kartının gerçekten sahte olup olmadığı yeterince incelenmemiş olup, kredi kartını düzenleyen İsrail şirketinin faks cevabına itibar edilmiştir. O halde mahkemece bu konuda da inceleme yapılarak davalının yapılan işlem nedeniyle gerçekten zararının doğup doğmayacağının açıklığa çıkartılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy