(6762 S. K. m. 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.11.2001 tarih ve 2000/237-2001/1088 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Metin G ve B Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın davalılardan Hacı'nın işlettiği otoparka bırakıldığını, davalılardan Metin'in arabayı müvekkilinin rızası hilafına bulunduğu yerden alarak kazaya karıştığını, davalı sigortaca aracın ehliyetsiz kişinin kullanımında iken meydana gelen kazada hasarlanması nedeniyle hasar bedelini ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek, (2.080.000.000) TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı B Sigorta A.Ş vekili, davacı sigortalının hiçbir ihbarda bulunmadan dava açma yoluna gittiğini, sigortalının kanun ve sözleşme gereği hasar ihbarında bulunmamış olması nedeniyle zararda bir artış var ise, bu miktarın tazminattan tenziline, kastı varsa istemin reddine, rücu hakkının kaybına yol açılmış olması halinde yine tazminat isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Metin G , aracın kendisi tarafından araç sahibi davacıdan habersiz olarak otoparktan çıkartıldığının ve kazaya neden olunduğunun doğru olduğunu kazadan sonra davacıya (200.000.000) TL ve (3000) USD bedelli senet verip, karşılığında ibraname aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, kazanın alkollü ve ehliyetsiz kişi tarafından kullanılırken meydana gelmiş olması, kaza tarihinden 7 ay geçtikten sonra davacının sigortalısına ihbarda bulunduğu, bu nedenlerle davalı sigortacı hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulünün gerektiği gerekçesiyle, davalı B Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile (1.938.213.574) TL nın 6.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı sigortacı dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalılardan Metin G ve B Sigorta A.Ş. vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü H.U.M.K.nun 434.maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı B Sigorta A.Ş vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı Metin G vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince, dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddi gerekçeleri arasında davacı sigortalı tarafından davalı sigortaya geç ihbarda bulunulmuş olması da yer almakta ise de, Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.1.1 maddesinde öngörülen (5) günlük ihbar süresi, Dairemizin yerleşmiş uygulaması nedeniyle hak düşürücü süre değildir.
Özellikle sigorta ettirenin kastının bulunmaması halinde, geç ihbar nedeniyle sigorta bedelinin tenzilini gerektirir bir durumda mevcut olmadığına göre, ihbarın süresinde yapılmamış olması tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmeyeceği gibi, somut olayda olduğu gibi, sigortalı aracın bu işle iştigal eden otoparka tevdiinden sonra, otopark görevlisince aracın sigorta ettirenin rızası dışında bulunduğu yerden alınarak götürülmesi suretiyle meydana gelen trafik kazasında, sigorta ettirenin aracın kullanılmasına rızası bulunmadığından, sürücü belgesiz veya alkollü sürücü kullanımında iken meydana gelen kazada sigorta ettireni kusurlu görmek mümkün olmadığından, poliçe genel şartlarının A.5.5.4, A.5.5.5 maddeleri kapsamında kalan bir zarardan da söz edilemez. Açıklanan nedenlerle davada, davalı sigorta şirketinin de sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, hatalı bir takım gerekçelerle onunla ilgili davanın reddine karar verilmiş olması yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B Sigorta A.Ş vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Metin G vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA , ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 78.463.532-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Metin'den alınmasına, 05.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy