(2918 S. K. m. 107)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.12.2001 gün ve 2000/1141-2001/1847 sayılı kararı onayan Daire'nin 14.11.2002 gün ve 2002/6950-10378 sayılı kararı aleyhinde davalı Dilek İ. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait aracın şirket çalışanı davalı Dilek İ.'nin kullanımında iken, park edildiği yerden çalınmasından sonra karıştığı trafik kazasında üçüncü şahsa verilen zararın açılan dava sonucu tazmin edildiğini, diğer davalıların aracın trafik ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacıları olduklarını ileri sürerek, 1.476.300.000 TL.sının temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketleri, olayın teminat dışında kaldığını savunmuşlardır.
Davalı Dilek vekili, davacı şirket aleyhine açılan davanın müvekkiline usulüne uygun olarak ihbar edilmediğini, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin sigorta şirketleri hakkındaki davanın reddine, davalı Dilek aleyhindeki davanın kabulüne dair verdiği kararının Dairemizce onanması üzerine, davalı Dilek İnce vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, trafik kazasına karışan araç işleteni şirketin üçüncü kişiye ödediği tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, temyiz istemine konu uyuşmazlık ise, aracın işleteni şirket ile aracın tahsis edildiği şirket çalışanı davalı Dilek arasındaki dava ile ilgilidir.
Mahkemece davalı Dilek aleyhindeki davanın, adı geçen davalının kendisine tahsis edilen aracın çalınmasında kusurlu olmadığının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesine göre kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ve hüküm Dairemizce onanmıştır.
Ancak hemen belirtmek gerekir ki, mahkeme kararına dayanak yapılan Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesi aracın çalınması veya gasp edilmesi sonrası karıştığı kaza nedeniyle meydana gelen zararın zarara uğrayan üçüncü kişi tarafından işletenden istenmesi halinde, işleten ile sözü edilen üçüncü kişi arasındaki uyuşmazlıkta uygulanabilir. Bu maddenin işveren durumundaki davacı şirket ile onun araç tahsis ettiği çalışanı davalı Dilek arasında uygulanması mümkün değildir. Görülmekte olan dava davacı şirket ile çalışanı arasında görülen tazminat istemine ilişkin olduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ve genel hükümlere göre değerlendirilerek sonuçlandırılması gerekir. Bu nedenle mahkeme gerekçesinde uyuşmazlığın KTK'nun 107. maddesine göre değerlendirilerek sonuca varılması yerinde olmadığından, hükmün bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, davalı Dilek İnce vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan bu gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Dilek İnce vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.11.2002 gün ve 2002/6950-10378 sayılı onama kararının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı Dilek'e verilmesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy