(6762 S. K. m. 765/5) (818 S. K. m. 125) (492 S. K. m. 30)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Baskil Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2002 tarih ve 1996/134-2002/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalı Cemal ve Fahri vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalıların malik, sürücü ve sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, iki kez ameliyat olan davacının iş gücü kaybına uğradığını ileri sürerek, ıslah edilen asıl dava ve birleşen dava ile birlikte toplam 30.000.000.000 TL.maddi 250.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cemal D. ve Fahri A. vekili, davanın 1 yıllık sürede açılmadığını, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta vekili, diğer davalıya ait araca ilişkin poliçeye müvekkili şirket kayıtlarında rastlanılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 17.07.2002 günlü oturumda davalıların "hatır taşıması" savunmasına karşı davacının savunmayı genişletmeye muvafakat etmediği, ayrıca bu savunmanın hayatın olağan akışına uygun düşmediği, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan işbu davanın TTK.nun 765/5. maddesi yollamasıyla BK.nun 125. maddesinde yazılı 10 yıllık zamanaşımına tabi olup, davanın süresinde açıldığı, olay sırasında davacının yaşına göre %61 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, davalı aracının diğer davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davalı A... Garanti Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davacı vekilinin asıl ve birleşen davada müddeabihin artırılmasına yönelik ıslah talebinin reddine, asıl davada 200.000.000 TL. manevi, 250.000.000 TL. maddi tazminatın 25.12.1996 dava tarihinden itibaren, birleşen davada 10.000.000.000 TL. maddi tazminatın 28.09.1995 olay tarihinden itibaren %57 ve değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalı Fahri ve Cemal'den tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davacı ile davalılar Fahri ve Cemal vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işgöremezlik tazminatının, aynı işi yapan diğer insanlara nazaran, yaralanan şahsın daha fazla sarfedeceği efor karşılığı olmasına ve davacının halen çalışması karşılığı aldığı maaşın, iş göremezlik tazminatından indirilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava, mümeyyiz davalıların malik ve sürücüsü olduğu araçta bulunan yolcunun yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 22.07.2002 günlü dilekçe ile, asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat talebini ıslah ederek, toplam 30.000.000.000 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir. Davacı vekili tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan ilk davadan sonra işbu dosya ile birleşen dava açılmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacının tazminat alacağının talepten daha fazla olduğu tespit edildikten sonra, davacı vekili müddeabihi ıslah yolu ile artırmıştır. Tazminat alacağı, yargılama sonunda belirleneceğinden, ilk dava ile tüm zararın tazmininin istenmesi mümkün olmayabilir. Bu nedenle, yargılama sırasında belirlenen gerçek zararın sonradan istenmesi de mümkündür. Davacı vekili de, ıslah yolu ile maddi tazminat talebini artırmıştır. Ancak, ıslah sonrası artan müddeabih için gerekli peşin harcının yatırılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, ilk ve birleşen davada istenen rakamı aşan maddi zarar yönünden ıslahın mümkün olduğunun kabulü ile artan kısım yönünden Harçlar Kanunu'nun 30.maddesi gereğince işlem yapılması ve davacı tarafın isteyebileceği gerçek zararın belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davacı tarafın ıslah talebinin reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Cemal D. ve Fahri A. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 422.300.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy