(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada T. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2003 tarih ve 2002/13 - 2003/94 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kooperatif üyesi olan müvekkiline gönderilen 04.02.1999 tarihli yazıda 5.737.025.860.-TL borçlu olduğunun bildirildiğini, davacının Aralık 1999'da borcunu ödemek istediğinde ihraç edildiğinin kendisine beyan edildiğini, ihraca ilişkin ihtarnamelerin müvekkiline tebliğ edilmediğini ve ihtarnamelerin usulüne uygun düzenlenmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitine ve davalı kooperatifçe yaratılan muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ihraç kararı davacıya 19.11.1998 tarihinde tebliğ edildiğinden davanın 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, 08.11.1998 tarihli karar haricinde başka bir çıkarma kararının bulunmadığı, bu kararın tebliğinden itibaren 3 aylık hak düşürücü dava açma süresinin geçtiği ancak 24.01.1999 tarihli genel kurulda borçlarının ödenmesi şartıyla davacının yeniden üyeliğe kabul edildiği, tespit edilen borçların ödenmesi için takip edilen usulün yasa ve içtihatlara aykırı olduğu, esasen tebligat durumunun da kesinliğe kavuşmadığı, davacının toplantıda hazır bulunmadığı, bu durum karşısında davacının halen kooperatif üyesi olduğunun kabulünün gerektiği, çıkarma kararı şartlı da olsa genel kurul toplantısında kaldırılıp davacının üyeliğine karar verildiğine göre, ortada iptali gereken bir ihraç kararının bulunmadığı, davalı kooperatifin vekili marifetiyle duruşmalarda davacının kooperatif üyesi olmadığı şeklindeki savunmalarının muaraza niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine, bu konuda çıkarılan muarazanın önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali, üyelik tespiti ve davalı kooperatif tarafından bu konuda çıkarılan muarazanın men'i istemine ilişkindir. Davacı, 08.11.1998 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edilmiş, bu karar davacıya 19.11.1998 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kooperatif genel kurulu 24.01.1999 tarihinde toplanarak, haklarında ihraç kararı verilen ve aralarında davacının da bulunduğu dört üyenin birikmiş bütün anapara ve faiz borçlarını bir ay içinde ödemesi halinde üyeliklerinin devam edeceğine dair karar almış, bu karar ve borcunun miktarının bildirilmesi için toplantıya katılmayan davacıya kooperatif tarafından 04.02.1999 tarihli yazı gönderilmiştir. Bu yazının davacıya tebliğ tarihi kesin olarak belirlenememişse de, davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin, 5.737.025.860.-TL borçlu olduğunu bildiren bu yazıyı aldığını, 1999 yılı Aralık ayında borcunu ödemek istediğinde kooperatifin kendisine ihraç edildiğini bildirdiğini beyan etmiştir. İhraç kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde kararın iptali için dava açmayan, 04.02.1999 tarihli yazının kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde ( ve halen de ) borçlarını yatırdığını kanıtlayamayan, genel kurulda kendisine verilen atıfet mehli içinde, kooperatif ödemeyi kabul etmediği takdirde mahkeme kararı ile tevdi mahalli tayin ettirerek ödeme yapmayan davacının, genel kurul kararı ile yeniden ortaklığa kabul edildiği düşünülemez. Aradan geçen uzun süreden sonra 31.01.2002 tarihinde dava açan ve atıfet mehli içinde borcunu ödemeyen davacının, üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açmaması nedeniyle davasının reddine karar vermek gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy