(6762 S. K. m. 1290, 1292/1, 1299/1) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sakarya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 01.07.2003 tarih ve 2002/854 - 2003/487 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.11.2003 günde davacı avukatı Dursun Özdemir ile davalı avukatı Hülya Cemile Doğueri gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, sekiz daire ve işyerinden oluşan müvekkiline ait binada deprem sonucu oluşan hasarın davalı sigortaca tazmin edilmediğini ileri sürerek, ( 220.000.000.000.- ) TL.nın riziko tarihinden ( 12.11.1999 ) itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı binanın daha önceki 17.08.1999 tarihli depremde ağır biçimde hasarlandığını, bu durum gizlenerek TTK.nun 1290 ıncı maddesine aykırı davranıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davanın ( 139.644.750.000.- ) TL üzerinden kusurun kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda keşif ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, sigorta sözleşmesinin usulüne uygun düzenlendiği, davalının rizikodan sorumlu olduğu, davacılarca istenebilecek tazminatın ( 139.644.750.000.- ) TL olduğu gerekçesiyle, anılan meblağın ihbarın yapıldığı 14.02.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında açıkça rizikonun sigorta güvencesi başlamadan önce meydana gelip gelmediği konusunda gerekirse keşif de yapıldıktan sonra jeoloji ve inşaat mühendisleri ile sigorta uzmanından alınacak rapora göre davalı sigortacının sorumluluk koşullarının varlığının saptanmasına işaret edilmesine karşın, bozma sonrası teknik bilirkişilerden alınan raporda bu konuda kesin bir görüşe varılmaması nedeniyle davalı vekilinin itirazı doğrultusunda yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak değinilen yönün aydınlatılması gerekirken, bu konuda uzmanlığı bulunmayan avukat bilirkişinin hukuki değerlendirmeleri ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Sigortalı bağımsız bölümlerden ( 2 ) nolu işyerinin dava dışı Ahmet S.'nın mülkiyetinde olması nedeniyle bu bağımsız bölüm üzerinde davacıların ticari tarzda işletme veya başkaca sigorta ettirmekte hukuki yararlarının bulunmasına dayanak oluşturucu ilişkilerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan doğan zarardan dolayı davalının sorumluluğuna karar verilmesi isabetsizdir.
4-Öte yandan, bozmada TTK.nun 1299/1 nci maddesinin yollama yaptığı 1292/1 nci maddesi uyarınca davalı sigortacının temerrüt tarihi saptanarak, bu tarihten itibaren temerrüt faizi işletilmesine değinilmesine karşın, anılan maddelerdeki koşullar dikkate alınmadan davacıların hasar ihbar tarihinin temerrüt tarihi olarak kabulü doğru olmamış, ( re'sen temyiz nedenine dayanılarak ) kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, izleyen bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy