(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 7.5.2003 tarih ve 2002/278-2003/285 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 4.5.2004 günde davacı avukatı İsmail Yaldız ile davalı avukatı Emine Çolak gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 26.08.2000 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait işyerinin otopark olarak kullanılmak üzere kiralandığını, müvekkilinin kiralananı kullanım amacına uygun olarak bir takım imalatlar yaptığını, işyeri açma ve çalıştırma talebinin kiralanan yerin iskan iznin olmaması ve yapı ruhsatının iptal edilmiş olması nedeniyle belediyece reddedildiğini, kiralananın amacına uygun olarak kullanılması olanağının ortadan kalktığını ileri sürerek, sözleşmenin feshedildiğinin tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 24.950.000.000 TL imalat bedeli, 9.382.000.000 TL ödenmiş kira bedeli ile 100.000.000 TL yoksun kalınan kazanç bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş 19.03.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile imalat bedeline ilişkin alacağını 41.125.000.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, kiralanan yerin ruhsatlı bina içerisinde olduğunu, davacının dava konusu yerin hukuki durumunu bildiğini, davacının basiretli bir iş adamı gibi davranmadığını, müvekkilinin davacının işyeri açma ruhsatı alamamasından sorumlu tutulamayacağını, istenen imalat bedelinin fazla olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davacının kira konusu taşınmaza sözleşme uyarınca bir takım imalatlar yaptığı, işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı isteminin kiralanan yerin iskan ruhsatı olmaması ve yapı izninin 21.04.2000 tarihinde iptal edilmiş olması nedeniyle reddedildiğini, bu durumda sözleşmenin kurulduğu tarihte hukuki imkansızlığın mevcut olması nedeniyle tarafların sözleşme ile bağlı olma olanakları kalmadığından sözleşmenin geçersizliğine karar verilmesi gerektiği, davacının sözleşme geçersiz olsa bile kiralananı kullandığı dönem için ödediği kira bedelini isteyemeyeceği, davacı vekilinin yoksun kalınan kazanca ilişkin talebi atiye bıraktığı ve davacının isteyebileceği imalat bedelinin 41.125.000.000 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliğine, kira parasına ilişkin istemin reddine, kar kaybına ilişkin istem atiye terk edildiğinden bu konuda karar vermeğe yer olmadığına, imalat bedeli olan 41.125.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki kira sözleşmesi başlangıçtan beri akim kaldığına göre, davacının dava konusu sözleşmeye göre kiralanana yapmış olduğu imalatı isteyebilmesi gerekir. Ne var ki, sözleşme hükümlerinde de, kiracının yaptığı imalattan söküp götürülebilen imalatları götürebileceği öngörülmüş olduğuna göre, davacının varsa söküp götürebileceği imalatların tespiti, davalının bu yöndeki rapora itirazlarının dikkate alınması ve davacının sadece kiralananı kullanamayacağını öğrendiği tarihteki bedelini isteyebileceği açıktır.
O halde mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde davacının kiralana sözleşme uyarınca yaptığı sabit imalatların davacının kiralanandan fiilen el çektirildiği tarihteki değerinin tespiti ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) No'lu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy