(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 51, 55, 355)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2003 gün ve 2002/985 - 2003/385 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete yangın sigorta poliçesi ile sigortalı doğalgaz borularına, davalı elemanlarının çalışması sırasında hasar verildiğini, oluşan ve müvekkilince sigortalısına ödenen 675.820.204.-TL hasar bedelinin tahsili için başlattıkları takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra-inkar tazminat talebinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazın bulunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı ile dava dışı Ceylan İnş.Ltd.Şti. arasındaki sözleşmeye göre, zarardan davalının sorumlu olmadığı, bu halde davalıya husumet düşmeyeceği gerekçesiyle, davanın bu yönden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat alacağına dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin, mahkemenin gerekçesinde dayandığı 19 uncu maddesi hükmü kendi iç ilişkilerini düzenlemekte olup, zarar gören 3 üncü kişi konumundaki davacıyı etkilemez. Aynı sözleşmenin 4 üncü madde hükmü uyarınca, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü'nün işin yapımı sırasında dava dışı yüklenici şirketi denetleme, kontrol, gözetim yetkisinin bulunmakta olup, sözleşmenin niteliği itibariyle işin, başından sonuna kadar salt yüklenici davalının kontrolüne bırakılmadığı, sözleşmenin anahtar teslimi biçiminde olmadığı, davalı işverenin kontrol ve sorumluluğunun da devam ettiği anlaşıldığından, BK.nun 55 nci madde hükmünden doğan sorumluluğu nedeniyle, davalıya husumet düşeceğinin kabulü gerekir. Bu davalının üçüncü kişilere verilecek zararlardan kusursuz ve dava dışı şirket ile aynı yasanın 51/2 nci maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Artık, bu durumda, BK.nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin özelliğinden bahisle, yüklenicinin, iş sahibinden bağımsız olarak iş yürüttüğü ve bu sırada zarar verdiği, dolayısıyla zarardan tek başına sorumlu olduğu biçiminde bir sonucuna somut olayda varılmamalıdır.
Bu durumda, mahkemece, işin esasına girilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy