(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 88) (818 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 1, 176/2, 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.04.2003 tarih ve 2001/738 - 2003/504 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı Türk N... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın davalı Mehmet S. yönünden davanın kabulü ile 127.219.000.-TL.nın bu davalıdan faizi ile tahsiline, davalı Türk N... Sigorta Şirketi yönünden davanın kabulü ile 209.073.000.-TL.nın bu davalıdan tahsiline dair tesis edilen hüküm, davacı ve davalı Türk Nippon Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısına ödediği tazminatın tamamını davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Sigorta ettirenin uğradığı zarar tek bir olaydan kaynaklanmıştır. 2918 sayılı yasanın 88. ve BK.nun 50 nci maddesi uyarınca haksız fiile karışanların her biri zarardan müteselsilen sorumludurlar. Bu itibarla, mahkemece tazminatın kusur oranları dikkate alınarak takdir edilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı N... Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık, HUMK.nun 1 ve devam eden maddeleri uyarınca görevli Sulh Hukuk Mahkemesi'nde karara bağlanmıştır. HUMK.nun 176/11 nci madde ve bendinde ise basit yargılama usulüne bağlı tutulan dava ve işlerin adli ara vermede de görüleceği açıklanmıştır. Buna göre, mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline 25.07.2003 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK.nun 437 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 04.09.2003 günü davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Aynı Yasa'nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı N.... Sigorta Şirketi vekilinin temyiz isteminin HUMK.432/4.madde uyarınca reddine, temyiz harcı peşin alındığından davalı sigorta şirketinden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy