(4721 S. K. m. 9, 10) (1086 S. K. m. 38, 39) (6762 S. K. m. 437, 440) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2002 tarih ve 2002/393-1269 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın, tam kusurlu olarak müvekkili nezdinde kasko poliçesiyle sigortalı araca çarpması sonucu meydana gelen hasarın tazmin edildiğini, rücu koşullarının oluştuğunu iddia ederek, 510.100.000 TL. tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ali Nazmi Z. vekili, yetkili mahkemenin Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, hasar tutarının fahiş olduğunu, kusur oranını kabul etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüyle 497.000.000 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ali Nazmi Z. vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Ali Nazmi Z. vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, kasko sigortasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, her iki davalının tespit edilen zarardan sorumlu oldukları nazara alınarak hüküm kurulmuştur. Ancak, yargılama sırasında davalı A.... Sigorta A.Ş'nin iflas ettiği, hak ve fiil ehliyetinin bulunmadığı iddia edilmiştir. Dava ehliyeti, davanın genel şartlarından olup, yargılama sonuna kadar varlığı zorunlu, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken unsurlardandır. O halde, davalı A.... Sigorta A.Ş'nin iflas edip etmediği, hak ve fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davaya devam edilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3) Öte yandan, usulüne uygun olarak tanzim edilmiş ve dosyaya ibraz edilmiş genel vekaletnameden anlaşılacağı üzere, davalı Ali Nazmi Z. kendisini vekille temsil ettirmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. O halde, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri dikkate alınarak davalı Ali Nazmi Z. vekili yararına vekalet ücreti tayin edilmesi gerekirken, vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ali Nazmi Z. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı Ali Nazmi Z. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy