(818 S. K. m. 61) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.6.2003 tarih ve 2002/484-2003/431 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların müvekkili kefaleti ile dava dışı bankadan kredi kullandıklarını, kredinin taksitlerini düzenli ve zamanında ödememeleri nedeniyle müvekkilinin bankadaki bloke hesabından paranın alındığını, davalılar hakkında yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalılar, takibe konu kredi borcunun ödenerek senedin alındığını, borç olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalıların ödeme iddialarının usulüne uygun olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 375.000.000.TL. asıl ve 382.800.000.TL. işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, davacı kooperatifin kefaleti ile dava dışı bankadan kredi alan davalıların borcunu ödememeleri nedeniyle davacı kooperatiften yapılan tahsilatın icra yolu ile istirdadı istemine ilişkindir.
Davalılar gerek icra takibinde ve gerekse yargılama aşamasında davaya konu kredi borcunun ödendiğini ve bu konuda senedin ellerinde olduğunu savunmuşlardır. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de, senedin aslının davalılar elinde bulunduğunun belirlenmesi halinde borcun ödenmiş olduğunun kabulü gerekeceği belirtilmiştir. O halde mahkemece davalıların ödeme def'i üzerinde durularak, senet aslının borçlunun elinde olmasının ödemenin yapıldığına karine teşkil etmesi nedeniyle, senedin aslının ibraz ettirilerek, davalılar elinde bulunmasının sonuçlarının araştırılıp tartışılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy