(556 S. KHK. m. 63/1 )
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2002 tarih ve 2002/1430 - 2002/581 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12.12.2001 tarihinde kurulan müvekkili şirketin 02.02.2001 tarihinde tescil edilen "P..." kelimesi ve at logosundan oluşan markanın sahibi olduğunu, kötü niyetli davranan davalının da "P..." kelimesi ve at resmini endüstriyel tasarımında (kutu ambalajında) kullandığı ve 02.03.2001 tarihinde tescil belgesi aldığını ileri sürerek, davacıya ait markanın davalı tarafından endüstriyel tasarımında kullanmasının engellenmesine, davalı adına olan tescilin hükümsüzlüğü ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ikametgahının Torbalı olması nedeniyle, Torbalı Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak, yetki yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, dava konusu olayda yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde dosyanın Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait markanın davalı tarafından endüstriyel tasarım olarak kullanılması nedeniyle davalıya ait tescilin hükümsüzlüğü ve terkinine karar verilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı eyleminin kendisine ait tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile işbu davayı açtığına göre, yetkili mahkemenin de davacı iddiası kapsamında belirlenmesi gerekir. Başka bir deyişle, yetkili mahkemenin 554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre değil, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre tespit edilmesi gerekir. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 63/1 nci maddesi hükmüne göre, marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir. Aynı maddenin son fıkrasında ise, birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, ilk davanın açıldığı mahkemenin yetkili mahkeme olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu olayda ise, davacı kendi marka hakkına dayanarak, kendi ikametgahının bulunduğu yerde işbu davayı açtığına göre, mahkemece, davalı tarafın yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davayı yetki yönünden reddetmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy