(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.05.1999 tarih ve 1998/1389 - 1999/390 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin, keyfi nedenlerle ortaklıktan ihraç edildiğini, ana sözleşmeye uygun olarak alınmış, hukuken geçerli ve usulen tebliğ edilmiş bir ihraç kararının olmadığını, yönetim kuruluna bu yönde genel kurulda yetki verilmediğini, ihracın usulsüz bulunduğumu iddia ederek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daha önce ihraç kararının iptali için Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dava açtığını, takip edilemediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiğini, süresinde dava açılmadığını, ihracın usulüne uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, celbedilen Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996/55 esas sayılı doyası ve Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/993 esas 1998/1059 karar sayılı doyası içeriğine göre, davacının ihracına ilişkin daha önce dava açıldığı, hak düşürücü sürede açılmadığından ret edildiği, yeniden dava açıldığı, bu davanın da hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dayalı kooperatifin üyesi olup, önceki dönemlerde de yönetim ve denetim kurulunda görev almıştır. Davalı kooperatifçe yönetici olan davacının görevini kötüye kullandığı, zimmetine para geçirdiği, yetkilerini başkalarına devrettiği gerekçesiyle ihracına karar verilmiş, anılan ihraç kararı, Kadıköy 1. Noterliğinin 14.10.1994 gün ve 39657 sayılı ihtarnamesiyle davacıya bildirilmiştir.Davacı vekili tarafından bahse konu ihraç kararının iptali için Kartal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/829 esasına kayıtlı dava açılmış, bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz incelemesine konu dava ise, davacının akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği nedenine dayalı, davalı kooperatifin yönetim kurulunun 06.08.1995 tarih ve 19 sayılı ihraç kararının iptaline ilişkindir. Anılan dava,davacı dahil 27 ortağın birlikte açmış oldukları ihraç kararlarının iptali davasında verilen tefrik kararı sonucu Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1998/1389 esasına kaydedilmiş olup, kesinleşmesi söz konusu değildir. Mahkemece, hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, dava konusu ihraç kararının tebliğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Ayrıca, birinci ihraç kararından sonra davacının Üyelik sıfatının devam edip etmediği, davacının yeniden ortaklığa kabul edilip edilmediği veya üyeliğinin kooperatifçe, benimsenip benimsenmediği hususları üzerinde durulmamış, davalı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. O halde, mahkemece, davacının ortaklık sıfatının devam edip etmediği üzerinde durulup, devam ettiğinin anlaşılması halinde dava konusu ihraca ilişkin kararının tebliğine ilişkin belge getirtilip, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı tespit edilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy