(6762 S. K. m. 119, 1235) (818 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2001/564-2004/38 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2005 gününde davacı avukatı O. Ercan gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait gemiye acentelik hizmeti veren müvekkilinin geminin Türk limanlarındaki fener, sağlık, resim, harçlar ve sair hizmetlerini ödediğini, ancak davalının bu bedelleri müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, 329.931,74 USD acentelik hizmetleri alacağının BK.'nun 83.maddesi gereğince fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığının faiziyle birlikte tahsili ile A. 1 isimli gemi üzerine TTK.'nun 1235.maddesi gereğince kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı A. 1 Gemi donatanı D. H. S. S.A.vekili, dava konusu alacakla ilgili olarak davacı tarafından G. S. C. isimli şirket adına düzenlediği faturalardan dolayı müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, müvekkili ile davacı arasında acentelik sözleşmesi bulunmadığını, acentelik ücretinin TTK.'nun 1235.maddesi gereğince gemi alacaklısı hakkı vermediğini ve kanuni rehin hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı D. Deniz Taşımacılık Turizm Tic. A. Ş.vekili, müvekkili şirketin 2001 yılından önce G. S. C. adlı şirketle hukuki ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin adı geçen şirketin acentesi de olmadığını, A. 1 adlı gemi donatanın acentesi olmayan müvekkili aleyhine dava açılamayacağını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Müdahale talep eden G. S. C. vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında 2000 yılında olan ticari ilişkinin bazı gemiler için yolcu temini, bilet satışı ve diğer pazarlama faaliyetleri esasına dayandığını, müvekkilinin davacı şirkete olan borçlarını ödediğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın düzenlediği faturaların borçlusunun A. 1 isimli geminin işleteni olan G. S. C. olduğu, dava konusu olan 31.07.2000-06.11.2000 tarihleri arasında adı geçen şirkete hizmet verenin davalı Dana Deniz Taşımacılık Turizm Tic. A. Ş. değil, davacı şirket olduğu, 28.06.2001 ve dava tarihi itibariyle davacının G. S. C. şirketinden 327.704,15 USD alacağı olduğu, dava tarihinden sonra 210.000 USD'lık tahsilat sonrasında davacının 31.12.2001 tarihi itibariyle 117.704,15 USD alacağı kaldığı, TTK.'nun 119/2.maddesi gereğince D. Deniz Taşımacılık Turizm Tic. A. Ş.'nin işbu davada asili temsil edemeyeceği, dava konusu olayda talep edilenin acente tarafından Türk Limanlarında ödenmiş olan sağlık, resim ve fener gibi hizmet alacakları olup, acente alacağının TTK.'nun 1235.maddesi gereğince sahibine gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan sayılamayacağı ve davacı lehine gemi üzerinde rehin hakkı tanınmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle, 117.704,15 USD'nın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığının G. S. C.'den tahsiline, fazlaya ilişkin talep ile diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki 2 numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekili, 06.07.2001 tarihli dava dilekçesi ile 329.931,74 USD alacağın faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsilini istemiştir. Dava açıldıktan sonra davalı G. S. C. davacı tarafa 210.000 USD ödemiş olup, bu miktar yönünden dava açılmasına sebebiyet veren davalı G. S. C.'un bu miktara isabet eden yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulması gerekirken, bu miktara ilişkin vekalet ücreti ve yargılama giderinden davacı tarafın sorumlu tutulması doğru değildir.
Öte yandan; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7.maddesine göre, husumet nedeniyle davanın reddedilmesi halinde hükmedilecek nispi vekalet ücretinin, maktu vekalet ücretini geçmemesi gerekirken, hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedilen davalı taraf lehine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davalı G. S. C.'dan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy