(1136 S. K. m. 164)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.12.2003 tarih ve 2002/751-2003/708 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin şahsi hesabının bulunduğu Garanti Bankası Mersin Merkez Şubesinin telefonla bildirmesi üzerine bankaya gittiğini, müvekkilinin varlığından haberdar olmadığı 121-1688621 nolu hesapta internet bankacılığı kullanılarak 14.8.2003 tarihinde hesapta bulunan 40.855 EU. tutarındaki döviz alım satım işlemleri yapılarak davalı bankalarda hesabı bulunan İsmail G. adına olan hesaplara havale ve EFT yoluyla aktarıldığını, müvekkilinin bu şahsı tanımadığını, ileri sürerek, davalı bankalarda İsmail G. adına olan hesaplardaki para hareketleri ile miktarının tesbitine ve müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tekstilbank A.Ş. vekili, davanın İsmail Güleç'e karşı açılması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Garanti Bankası A.Ş. vekili, haksız fiilin vuku bulduğu yer ile tüm davalıların ikametgahları itibariyle Aydın Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak, davanın öncelikle yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vakıflar Bankası A.Ş. vekili, öncelikle yetkili mahkemenin Aydın Mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili, haksız fiilin vuku bulduğu yer ile tüm davalıların ikametgahları itibariyle Aydın Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak, davanın öncelikle yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı İş Bankası A.Ş. vekili, olay yeri ve ikametgahları itibariyle Aydın Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yetki itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin yetki noktasından reddine, kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın yetkili Aydın Asliye Ticaret (Asliye Hukuk) mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankalara karşı açılan tazminat istemine ilişkindir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2.maddesi gereğince, birden fazla davalı aleyhinde açılan davanın reddi halinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Davacı tarafından açılan işbu dava da, tüm davalılar yönünden ortak nedenle yetkisizlik kararı verildiğinden davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.438/7. madde hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davalılar yararına karar altına alınan vekalet ücretinin K.D.V.si ile tahsiline karar verilmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekalet ücretine K.D.V. uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığına göre vekalet ücretine K.D.V. uygulanmaması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi de yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK. 438/7. madde hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 4.bendinde yer alan vekalet ücretinin KDV.si ile birlikte davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalılara ayrı ayrı verilmesine cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine cümlesinin konulmasına, kararın düzeltilen işbu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy