(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Yenice-Karabük Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.07.2004 tarih ve 2003/46-2004/135 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin 2002 yılında kendisine verilen sürütme ve nakliye işini tamamladığı halde davalı kooperatifçe işin bedelinin ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin (200.000.000) TL. dışındaki kısmına davalı kooperatifçe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna, ancak icra takip talebinin (2.000.000.000) TL. üzerinden yapılıp (200.000.000) TL. kabul edildiğinden taleple bağlı kalındığı, alacağın likid olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali ile (1.800.000.000) TL. asıl alacak üzerinden yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı temsilcilerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak davalı temsilcileri tarafından, yargılama süresinin başlangıcında, kooperatif üyelerinin alacaklarına mahsuben ödenen avans bordrosu adıyla bir belge sunulmuştur. Bu belgede davacı Halil İbrahim Kırık'a (1.600.000.000) TL. ödeme yapıldığı belirtilmiş, bu ibarenin karşısının imzalandığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, kooperatif kayıtlarına göre davacıya imza karşılığında (2.574.615.000) TL. ödemede bulunulduğu belirtilmişse de, bu tespit Yargıtay denetimine açık olmadığı gibi, yapılan bu ödemelerin içinde yukarıda belirtilen avans ödemesinin bulunup bulunmadığı konusunda da bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, gerektiğinde davacının isticvap edilip bilirkişi aracılığıyla imza incelemesi yaptırılarak, yukarıda belirtilen belgede bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığının tespit edilmesi, bu tespit sonucuna göre gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıya ödenen toplam meblağın denetime elverişle bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcilerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy