(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.02.2004 tarih ve 2004/204 - 2004/260 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. C. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkili kooperatif tarafından yaptırılan tek tip bahçe demirlerini sökerek değiştirdiğini, genel kurulda bahçe demirlerinin eski hale getirilmesine karar verildiğini, davalının alınan kararları uygulamadığını ileri sürerek, 61 no'lu konutu çevreleyen bahçe demirlerinin eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, projeye ve ana sözleşmeye aykırı bir durum olmadığının ihraç kararının iptali istemiyle açılan davada kesin olarak belirlendiğini, yargı kararına aykırı olarak genel kurulda karar alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bahçe duvarının mimari-peyzaj ve statik projede yer almadığını, site içinde imara aykırı imalatların da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı kooperatif üyesi olan davalının bahçe demirleri üzerinde yaptığı değişikliğin eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif, üyeleri için inşa ettirdiği evlerin bahçe duvarları üzerine profil borular yaptırmış olup, bu borular davacı tarafından fonksiyonel olmadığı gerekçesiyle sökülerek demir korkuluk yaptırılmıştır. Davacı bu eylemi nedeniyle ihtar edilip, ardından ihraç edilmiş ise de, bu ihraç kararı iptal edilmiştir.
Davalı hakkındaki ihraç kararının iptal edilmiş olması eyleminin haklılığına mesnet teşkil edemez. Davacı kooperatif genel kurulu 21.01.2001 tarihinde aldığı karar ile bahçe demirlerinde yapılacak her türlü tadilatın men'ine ve eski hale getirilmesine karar vermiştir. İlke olarak kooperatif genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar tüm üyeler hakkında uygulanması gerekmektedir. Anılan genel kurul kararının iptal edilmiş olduğu taraflarca iddia ve ispat edilmemiş bulunmasına göre bu genel kurulun davalı hakkında da uygulanması gerekmektedir.
O halde mahkemece, 21.01.2001 tarihli genel kurulda alınan karar çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy