(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2000/805 - 2002/943 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 11.11.2003 günde davacı avukatı Ertuğrul Dayıoğlu gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davalının birikmiş aidat ve faiz borcunun tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra takip dosyasına ve kooperatif kayıtları üzerindeki bilirkişi incelemesine dayanılarak, ilgili genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden sonucunun beklenmesinin gerekmediği anasözleşmedeki (5) yıllık süre dosya da amacını gerçekleştirmeyen ve inşaatlar sürdüğünden kooperatifin devam ettiği, davalının borcunun (2.413.375.000) TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesi hükmü dikkate alınarak sadece asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmek gerekirken asıl alacak ve takip tarihine kadar işlemiş faiz ayrımı yapılmadan icra takibine konu edilen tüm alacağa faiz işletilmesine meydan verecek biçimde hüküm kurularak faize faiz yürütülmesi sonucu doğrulması doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy