(1163 S. K. m. 14, 27, 89) (6762 S. K. m. 69)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2004 tarih ve 2002/346-2004/156 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortağı iken parasal edimlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle ihraç edildiklerini, ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin usulüne uygun olmadığını, ihtarnamelerde farklı miktarlarda ve fahiş borç gösterildiğini ileri sürerek yönetim kurulunca verilen ihraç kararlarının iptalini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kooperatif üyesi iken ihtarnamelere rağmen aidat borçlarını ödemedikleri için yönetim kurulu tarafından üyelikten ihraç edildikleri, ihtarnamelerde ve ihraç sürecinde bir hata olmadığı ancak ihraç kararının işlendiği karar defterinin sonradan temin edilerek işlemlerin yapıldığı izlenimine varıldığı, esasen ağır ceza mahkemesinde yöneticiler hakkında bu konuda açılmış bir dava da bulunduğu, ihraç kararlarının işlendiği karar defterinin başlangıç tasdiki olmadığı gibi kararların ortaklar defterine de işlenmediği, tüm bu durumların Kooperatifler Kanunu'nun 16, 89. maddeleri ile TTK'nun 69. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 14.10.2002 ve 31.10.2002 tarihli ihraç kararlarının iptaline, davacıların üyeliklerinin devamına karar verilmiştir.
Dava, davacıların kooperatiften ihraç kararlarının iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf davasını ihraç kararına dayanak yapılan ihtarnamelerin usulüne uygun olmamasına, ihtarnamelerde farklı miktarda ve fahiş borç gösterilmesine dayandırmıştır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda, Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesindeki ve ana sözleşmenin 14. maddesindeki ihraç prosedürüne uyulduğu, davacılara gönderilen ihtarnamelerin usul ve yasaya uygun olduğu ancak Kooperatif Kanunu'nun 89. ve TTK'nun 69. maddesine aykırı olarak sonradan tutulduğu anlaşılan karar defterine yazılmış ihraç kararının geçersiz sayılması gerekeceği belirtilmiştir. Davalı kooperatif karar defterinin genel kurulda çıkan arbedede kaybolduğunu, bu nedenle yeni defter düzenlendiğini savunmuştur. Her ne kadar kooperatif yöneticileri tarafından zayii olan bu defter için mahkemeden karar alınması gerekir idiyse de, salt noter tasdiki sonraki tarihli olan karar defterine önceki tarihli ihraç kararlarının kaydedilmesi bu kararların yoklukla malul oldukları anlamına gelmez, zaten yöneticiler bu konuda yargılandıklarından bu başka bir davanın konusudur. Bu nedenle mahkemece, davalı kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacıların kooperatife ihtarnamelerde belirtilen kadar borçları olup olmadığının, gerçek borç miktarlarının belirlenmesi ve ihtarnamelerin geçerliliğinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı ve yetersiz rapora itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy