(4822 S. K. m. 38) (4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.01.2004 tarih ve 2002/529-2004/4 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2005 gününde davacı avukatı Ahmet Uygun ile davalı avukatı Murat İ. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Balıkesir Şubesi'nden 23.11.2000 tarihinde 46.000 DM tutarında konut kredisi aldığını, 19.02.2001 tarihinde döviz kurlarının serbest bırakılması üzerine döviz fiyatlarının aşırı yükseldiğini, davacı bakımından edimin katlanılamayacak bir hal aldığını ileri sürerek, aylık taksitlerin (504.000.000)TL olarak tespiti suretiyle sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olayda uyarlama koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece verilen yetkisizlik kararının davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece, bozma sonrası alınan 16.09.2003 tarihli bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde kur farklarının borçluya ait olacağının kararlaştırıldığı, asgari 20 yıldan beri bu tür dalgalanmaların sürekli yaşandığı, taraflarca bu hususun bilindiği veya bilinmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, dövize endeksli konut kredi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
06.03.2003 kabul ve 14.03.2003 yayın tarihli 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapılmasına dair Kanun'un 38 nci maddesi hükmü uyarınca dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin kanunun yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c, 10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak, tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece, davaya Balıkesir'de ayrı bir tüketici mahkemesi olmadığı da gözetilerek, tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu hususa riayet edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2005 tarihinde oybirliği sile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy