(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.02.2004 tarih ve 2003/670-2004/26 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, askerde olması nedeniyle müvekkilinin davalı kooperatiften aldığı kredi borcunu zamanında ödeyemediğini, davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla müvekkili aleyhine icra takibi yapması üzerine kooperatif tarafından çıkartılan hesaba göre kooperatifin banka hesabına 30.7.2001 tarihinde 4.797.250.000 TL ödediğini, icra dosyasının kapatılması ve ipoteğin fekki için icra dairesine gittiğinde davalıya 1.662.250.000 TL fazla ödeme yaptığını öğrendiğini,bu meblağın iadesi için yapılan başvuruların sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kooperatiften 3 ayrı kredi kullandığını, sözleşme hükümleri gereğince uygulanan faiz oranlarına göre tahsilat yapıldığını, ayrıca davacının ödediği miktarın toplam 4.310.000.000 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafından 27.6.1997, 9.3.1998 ve 30.3.1998 tarihli kredi sözleşmeleriyle davalı kooperatiften toplam 2.750.000.000 TL'lik kredi kullanıldığı, karşılığında ipotek tesis edildiği,kredi sözleşmelerinde belirtilen vadelerde kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle sonraki vadeli taksitlerin tamamının muaccel hale geldiği,muaccel hale gelen alacağa da muacceliyet tarihinden itibaren sözleşmede belirlenen oranda faiz uygulanması gerektiği ancak davalı tarafından yapılan icra takibinde fazlaya ilişkin yasal haklar saklı tutulmadan ve işlemiş faiz talebinde bulunulmadan sadece 2.199.000.000 TL asıl alacağın %65 faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, davalının takibe itiraz etmediği, böylece iki tarafın kabul beyanlarının kendilerini bağladığı ve taleple bağlı kalınması gerektiği, buna göre davacının davalıya toplam 3.209.648.167 TL ödeme yapması gerekirken 4.310.000.000 TL ödeme yaptığı, dolayısıyla fazla ödenen miktarın 1.100.351.833 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptaliyle takibin asıl alacak 1.100.351.833 TL'ye 31.7.2001 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına,asıl alacağın %40'ına tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, üyesi olduğu kooperatifin kefaletiyle dava dışı Halk Bankası'ndan kredi almış, borcunu zamanında ödemediği ve bankanın (müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan) davalı kooperatifin hesabından alacağını tahsil ettiği için kooperatifin davacıya rücu ederek aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yaptığı yanlar arasında çekişmesizdir. Davacı, kooperatif tarafından çıkarılan hesaba göre kooperatifin banka hesabına, icra dosyasına ödemesi gerekenden fazla ödeme yaptığını ileri sürerek fazla ödediği miktarın istirdadı için bu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı ile dava dışı banka ve davacı ile davalı kooperatif arasındaki kredi sözleşmeleri ve ipotek senetleri dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı davalıya karşı sadece ipotek borçlusu olmayıp aynı zamanda kredi borçlusu da olduğundan aralarındaki ihtilaf sadece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe göre çözümlenemez. Mahkemece, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı kooperatifin davacı adına dava dışı bankaya ne zaman ve ne kadar ödeme yaptığı araştırılarak, kredi sözleşmeleri hükümlerine göre temerrüt tarihi ve faiz oranları üzerinden kooperatifin, davacının ödeme yapmak için kendisine başvurduğu tarihteki alacağı belirlenerek, davacının bundan daha fazla bir ödemesi varsa bu miktar için davanın kabul edilmesi gerekirken, taraflar arasındaki kredi ilişkisi gözardı edilerek, davalı tarafından icra takibinde fazlaya ilişkin yasal haklar saklı tutulmadan ve işlemiş faiz talebinde bulunulmadan sadece 2.199.000.000 TL'nin %65 faiziyle tahsili talep edildiğinden davacının 1.100.351.833 TL fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle ve eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy