(6762 S. K. m. 56, 58) (551 S. KHK. m. 146)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2004 tarih ve 1998/1317 - 2004/113 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2005 günde davacı avukatı H. Hulki Özel gelip, davalılar tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı şirketin 45 yıldır özgün mühendislik nitelikleri taşıyan değirmen-eleme-kalibrasyon makinaları ve ekipmanları tasarımı-üretimi ile uğraşan bir şirket olduğunu, davalı İncom A.Ş.nin ise esas olarak keçiboynuzundan un ve zamk üreten bir şirket, diğer davalı Cezmi'nin de bu şirketin yetkili ortağı olduğunu, Türkiye'deki keçiboynuzu unu-zamkı ve türevleri üretimi piyasasındaki tekel konumlarını korumak ve aynı konuda başkaca ticari rakiplerinin oluşmasını engellemek kastında olan davalı Cezmi'nin, gerçekte davacının tasarlayarak ürettiği-sattığı makinaların kendilerine ait buluş niteliğinde bir ürün olduğu iddiasıyla faydalı model olmak üzere müracaatta bulunduğunu, ayrıca davalıların keçiboynuzu esaslı üretim yapmak isteyen olası davacı müşterilerinin bu piyasaya girişlerini engellemek saktı ile makinaların patentinin kendilerine ait olduğu şayiasını yaydıklarını ileri sürerek, TTK.nun 58 nci maddesi uyarınca davalıların eylemlerinin haksızlığının tespiti ile haksız rekabetlerinin önlenmesine, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdindeki faydalı model başvurularının geçersiz sayılmasına, hükmün ilanına, her bir davalıdan 5'er milyar lira manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, makine mühendisi olan davalı Cezmi Yıldırım'ın keçiboynuzu unu ve zamkı üretimi konusunda 1985 yılından beri çalıştığını, faydalı model başvurusuna konu buluşların 1995/1998 arası yaptığı çalışmaların sonucu olup, özgün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının buluşunun özgün buluş olduğu ve faydalı model olarak tescile hak kazandığı, bu hususun haksız rekabet sayılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalıların yenilik vasfı bulunmayan makine için "faydalı model" tescili yaptırmak üzere Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde girişimde bulunduğunu, makinelerin patentinin kendilerine ait olduğu şayiasını yaydıklarını ileri sürerek, davalı eylemlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine, Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdindeki faydalı model başvurusunun geçersiz sayılmasına, hükmün ilanına ve manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Haksız rekabet davaları T.T.K.nun 56 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelerden doğacak uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülebileceği halde, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanmasına ilişkin davaların, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 146 ncı maddesine göre ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerekecektir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 16.09.2004 gün ve 396 sayılı kararı ile 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararı uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin bulunmadığı yerlerde bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemenin; iki asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin; ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin yetkilendirilmesine dair karar uyarınca mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy