(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 417, 423, 426)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.11.2003 tarih ve 2001/1281-2003/1166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı İbrahim Dalbudak vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekilinin TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda davanın reddine dair verilen karar davacı sigorta vekili ile davalı İbrahim Dalbudak vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarara sebebiyet veren üçüncü şahıs, aracın maliki ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından halefiyet yoluyla rücuan tahsiline ilişkindir.
Davalı vekilinin temyizi, tebligat gideri, tanıklık ücreti, talimat giderleri, bilirkişi ücretleri ile havale ücretlerinden oluşan ( 188.320.000 TL ) yargılama giderlerine ilişkindir. Yargılama giderleri de hükmün sonuçlarına göre yanların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir ( 29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı IBK ). HUMK 417. maddesi gereğince yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. HUMK 426. maddesi lehine hüküm verilen taraf için tahsil olunacak yargılama giderlerinin hükümde gösterilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmakla davalı tarafından yapılan ve HUMK 423 maddesi kapsamında yargılama giderlerinden sayılan miktarın tespit edilerek hüküm ile birlikte karara bağlanması gerektiği halde bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı sigorta vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İbrahim Gülbudak vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy